YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11863
KARAR NO : 2011/13232
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … tarafından, kadastro çalışmaları sırasında … ilçesi … köyü; 101 ada 69 parsel numaralı 7378,69 m2 olan taşınmazın, zilyedi olarak kadastro teptinin düzeltilmesi istemi ile dava açılmıştır. Yargılama esnasında (daha sonra birleşen) davacı … tarafından, … ilçesi … köyü; 101 ada 69 parsel numaralı 7378,69 m2 yüzölçümlü ve … ilçesi … köyü; 101 ada 65 parsel numaralı 10542 m2 yüzölçümlü taşınmazın, zilyedi olarak kadastro tesptinin beyanlar hanesinin düzeltilmesi istemiyle dava açılmıştır. … Kadastro Mahkemesi tarafından, her iki dava, aralarında fiili ve hukuki bağlantı olduğu gerekçesi ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş ve mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davacı …’ın davasının reddine, birleşen dosya davacısı …’ın davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesinde “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü yer aldığı halde mahkemece 2924 sayılı Yasanın 11. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacı, taşınmazın mirasbırakandan intikal ettiğini iddia etmektedir. Mahkemece taraflara delillerini bildirmeleri için uygun bir önel verilmeli, bundan sonra mahallinde yapılacak keşifte yerel bilirkişi, tutanak tanıkları ve taraf tanıklarından taşınmazın kullanımı konusunda ayrıntılı beyan alınmalı, taşınmazın kim tarafından kullanıldığı, zilyetliğin ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği araştırılmalı, taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığının anlaşılması halinde, davalarının çekişmeli parsel üzerindeki kullanımlarının kendi adlarına mı, yoksa tüm mirasçılar adına mı sürdürüldüğü sorulup saptanmalıdır. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı Hazinenin itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.