Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11943 E. 2011/13067 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11943
KARAR NO : 2011/13067
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü, 129 ada 376 parsel sayılı 14551,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak bir kısım davalılar ve dahili davalıların murisleri adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazda davalıların hakkı bulunmadığı, tesbitin hatalı yapıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi ise, 14/07/2010 tarihli harçlı dilekçesiyle taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı …’ın davasının reddine, katılan davacı … Yönetiminin davasının ise kabulüne ve dava konusu … köyü 129 ada 376 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 19.11.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eski tarihli belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın tamamen kabulüne karar verilmişse de, kural olarak; orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 1993 yılında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğuna ve davada Hazine taraf olmadığına göre, sorunun çözümünün kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle yapılması gerekecektir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, orman kadastrosu öncesinin araştırılması yoluna gidilerek, memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki duruma göre karar verilmesi doğru değildir.

Kabule göre de; kısa kararda dava konusu taşınmazın ada, pafta ve parsel numarası belirtilerek hak sahibi adına sicil oluşturacak biçimde karar vermek gerekirken, kısa kararda sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.