Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1212 E. 2011/4668 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1212
KARAR NO : 2011/4668
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Köyü 134 ada 1 parsel sayılı 25990397,49 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 sayılı Yasayla değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve tutanak 09/06/2009 – 08/07/2009 tarihleri arasında kısmi ilana çıkarılmıştır. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği altında bulunan taşınmazının orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazının ormanla ilgisinin bulunmadığını, tespitin iptali ile adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4 maddesi gereğince yapılın ve 09/06/2009 – 08/07/2009 tarihleri arasında kısmi ilana çıkarılarak kesinleşen orman sınırlandırılması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; tutanak aslının bulunduğu 2009/50 esas sayılı dosyada taşınmaz hakkında sicil oluşturulacağından mükerrer sicil oluşturularak infazda tereddüt yaratacak şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Taşınmazın tespit gibi tesciline” cümlesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak; bunun yerine, “Dosyanın 134 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının bulunduğu 2009/50 sayılı dosya arasına konulmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.