Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12257 E. 2011/15251 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12257
KARAR NO : 2011/15251
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında İstanbul ili … ilçesi … … mahallesi … caddesi Sahipli sokak 1811 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kargir evin 20 yıldan beri … oğlu …’in kullanımında ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmaz tespit tutanağı beyanlar hanesindeki arsa üzerindeki 4 katlı binanın tek katlı olarak yazıldığını belirterek düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile … ilçesi … mahallesi 1811 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinin “İş bu taşınmaz, üzerindeki kargir ev 20 yıldan beri … oğlu …’in kullanımındadır” ibaresinin çıkartılarak “İş bu taşınmaz, üzerindeki 1 zemin +2 normal kat+çatı kattan oluşan kargir bina 20 yıldan beri … oğlu …’in kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm kadastro müdürlüğü adına davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
Ayrıca, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli sicil oluşturulmakla görevli ve yetkili olduğundan, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh dava edilmesi nedeniyle tutanak davalı olarak gönderildiğinden mahkemece sicil oluşturulmaması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Kadastro Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.