Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12259 E. 2011/15250 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12259
KARAR NO : 2011/15250
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında İstanbul ili, … ilçesi, … mahallesi 1768 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ve üzerinde iki katlı kargir ev ve bahçe bulunup 15 yıldan beri … kullanımında olduğu kullanımında olduğu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmaz tespit tutanağında taşınmaz yüzölçümünün fazla yazıldığını ve baba adının yazılmadığını belirterek düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davacının davasının bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü ile … ilçesi, … mahallesi 1768 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında yüzölçümü 1220.36 m2 iken teknik bilirkişi raporunda krokide (A) harfi ile gösterilen 151.53 m2 kısmının çıkartılarak yüzölçümün 1063.83 m2 olarak düzeltilmesine, 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz kadastro tutanağı beyanlar hanesindeki “İş bu taşınmaz, üzerinde iki katlı kargir ev ve bahçe 15 yıldan beri …’in kullanımındadır” ibaresinin kaldırılarak yerine “İş bu taşınmaz, üzerinde iki katlı kargir ev ve bahçe 15 yıldan beri … kızı 1950 doğumlu …’in kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Kadastro Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.