Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12556 E. 2011/11487 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12556
KARAR NO : 2011/11487
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1977 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında … mahallesi 1829 ada 3 parsel sayılı 16.747 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1947 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak arsa niteliği ile … Emlak İnşaat Turizm A.Ş. adına tesbit edilmiş, itirazı kadastro komisyonunca reddedilen Hazinenin açtığı dava sonucu, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/50-228 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu … Devlet Ormanının 1940 yılında yapılıp kesinleşen tahdit içinde olduğu, 19 nolu kadastro komisyonunca 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı ve bu işlemin kesinleştiği, kadastro tespit tarihinden sonra Orman Bakanlığının 08.05.1978 günlü oluru ile 19 nolu orman kadastro komisyonunca 1744 sayılı Yasaya göre yapılan 2. madde çalışmaları iptal edildiğinden dikkate alınmadığı, 2. madde ile çıkan yerlerin tapu sahiplerine döneceği, çekişmeli taşınmazın hiçbir zaman orman olmadığı, itiraz edilmediğinden orman sınırları içinde kaldığı, kaldı ki; Hazinenin orman iddia ve davalarında taraf olamayacağı, dava ehliyeti bulunmadığı gerekçeleri ile Hazine tarafından açılan davanın reddine, kadastro komisyon kararının onaylanmasına karar verilmiş, Yargıtay denetiminden geçerek 11.1.1979 tarihinde kesinleşmiştir. 1829 ada 3 parsel ifraz üzerine 1848 ada 7 ve dava dışı parsellere ayrılmıştır. 1848 ada 7 parsel sayılı 410 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile … adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı …, 1848 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Devlet Ormanı sınırları içinde iken 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2. madde alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 25.02.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre,
1- Çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu … Çiftliğinin 1940 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı,
2- … Çiftliğinin 431 sayılı Yasa uyarınca Maliye Bakanlığının 20.10.1943 gün 3211 /18516 sayılı emirleri üzerine Aralık … tarih … sıra numaralı tapu ile Hazine adına tescil edildiği,
3- … Çiftliği hissedarlarından … tarafından Hazine aleyhine açılan davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1944/925-280 sayılı kararıyla kabulüne, Hazine adına yapılan tescilin iptaline ve Hazinenin el atmasının önlenmesine karar verildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak 04.05.1945 tarihinde kesinleştiği ve bu karar uyarınca Aralık … tarih … sıra numaralı tapu ile … ve diğer paydaşları adlarına tescil edildiği,
4- … Çiftliği hissedarlarından … ve … tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın … Asliye hukuk Mahkemesinin 1945/50-589 sayılı kararıyla, … Çiftliğinin özel orman olduğu ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1944/925 -280 sayılı dosyasında … Çiftliğinin aynının davacılar ile dava dışı kişilere ait olduğunun belirlendiği gerekçesi ile orman yönetiminin el atmasının önlenmesine karar verildiği, ancak bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenemediği,
5- … Çiftliğinin orman olan kısımları 1945 yılında 4785 sayılı yasa uyarınca devletleştirildiği ve 05.12.1947 gün 59 sıra nolu tapu kaydı ile …, … ve … Ormanları niteliği ile Hazine adına tescil edildiği,
6- Çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu … Devlet Ormanının Bakanlar Kurulunun 28.12.1955 gün 4/6403 sayılı kararı ile muhafaza ormanı rejimine alındığı, bu işlem aleyhine … Çiftliği hissedarları tarafından açılan davanın 1957/289 numara ile reddedildiği,
7- … Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.07.1946 gün 1946/503-240 sayılı kararı ile … Çiftliğinin taksim edilmesi sonucu çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu yerin 14.06.1947 tarih 7 sıra nolu tapu ile … … adına tescil edildiği, 1977 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında … … mirasçıları arasında yapılan paylaşım sonucu bir bölümünün 1840 ada 8 parsel numarası ile … ve … adlarına tesbit edildikleri,
8- Hazinenin, … ve … aleyhine açtığı kadastro tesbtine itiraz davasının, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/99-233 sayılı kararı ile reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek 11.01.1979 tarihinde kesinleştiği,
9- 19 nolu orman kadastro komisyonunca 15.10.1976 tarihinde ilan edilen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu alanın tapu malikleri adlarına orman sınırları dışına çıkarıldığı,
10- Orman Bakanlığının 08.05.1978 gün 25 sayılı oluru ile 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasının iptal edildiği, … tarafından iptal işleminin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay 8. Dairenin 1978/2025 esas – 1979/3144 sayılı kararı ile reddedildiği,
11- Muhafaza ormanı sınırlarının 22.12.1980 tarihinde daraltıldığı,
12- 25.02.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu alanın PIII poligon numarası ile orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 1829 ada 3 sayılı kadastro parselinden ifrazen oluşan çekişmeli 1848 ada 7 sayılı parselin de içinde bulunduğu … Ormanlarında 1940 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğuna, kişilerin itirazı üzerine 1945 yılında Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine karar verilmişse de, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereğince devletleştirilerek, 05.12.1947 tarih 59 numara ile devlet ormanı niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt edildiği, taşınmazın da içinde bulunduğu … Ormanlarının Bakanlar Kurulunun 28.12.1955 tarihli kararı ile muhafaza ormanı rejimine alındığı, 26.12.1975 yılında 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması ile tapu sahibi kişiler adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, muhafaza ormanlarında 2. madde uygulaması işlemi yapılamayacağından, Orman Bakanlığının 08.05.1978 günlü oluru ile 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmaların iptal edilmesi üzerine dava dışı … tarafından açılan davanın Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.10.1979 tarih, 1978/2025-3144 sayılı kararı ile reddedildiği, daha sonra muhafaza ormanları daraltılarak 25.02.1981 tarihinde ilan edilen 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına, 1840 ada 8 parselin kadastro tespitine itiraza ilişkin Hazinenin açtığı davanın reddine ilişkin yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/50-228 sayılı kararında Bakanlık oluru ile iptal edilen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına değer verildiğine, bu nedenle anılan kararın kesin hüküm oluşturmayacağına, esasen 1744 sayılı Yasa uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler bakımından, gerçek kişilerin dava açmakta hukuki yararının kabul edilebilmesi için, çıkarma işleminin ya bu gerçek kişiler lehine yapılmış olması veya 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısında geçerliliğini koruyan tapu kaydına dayanılması gerekeceğine ve davacıların tutunduğu tapu kaydının 4785 sayılı Yasa ile devletleştirildiğine ve 5658 sayılı Yasaya göre de, iade hükümlerine tabi olmadığına göre, hukuki değerini yitiren bir tapu olup, 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında kişiler yararına herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağına, kaldı ki, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş bir tapulu arazi de olmadığına göre, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tesbit malikleri olan davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple hükmün yargılama giderlerine ilişkin ” 2, 3 ve 4 rakamlı bölümlerinin ” tamamen hükümden çıkarılarak bunların yerine “19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesi uyarınca davacı … tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 13.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.