YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12569
KARAR NO : 2011/14553
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … adına Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında İstanbul ili, … ilçesi, … mahallesi, Papatya sokakta bulunan 1287 ada 34 parsel sayılı taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve bahçe olarak 20 yıldan beri … evlatları … ve … …’ın kullanımında ve üzerindeki 3 katlı binanın da adı geçenlerin kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın … … adına yazıldığını belirterek yanlışlığın düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulü ile … ilçesi, … mahallesi 1287 ada 34 parsel sayılı 589.70 m2 taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, “İş bu taşınmaz, bahçe olarak 20 yıldan beri … evlatları … ve … …’ın kullanımındadır”, “İş bu taşınmaz, üzerindeki 3 katlı kargir bina adı geçenlerin kullanımındadır” ibarelerinin kaldırılarak yerine “İş bu taşınmaz, bahçe olarak 20 yıldan beri … oğlu … ve … oğlu …’ın kullanımındadır”. “İş bu taşınmaz, üzerindeki 3 katlı kargir bina adı geçenlerin kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … adına Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
Ayrıca, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli sicil oluşturulmakla görevli ve yetkili olduğundan, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh dava edilmesi nedeniyle tutanak davalı olarak gönderildiğinden mahkemece sicil oluşturulmaması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Kadastro Müdürlüğü adına Hazinenin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA13/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.