YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1282
KARAR NO : 2011/5999
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … … ve arkadaşları vekili, … ve arkadaşları vekili, … … ve arkadaşları vekili, … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1968 yılında yapılan kadastro sırasında, … köyü 1541 sayılı 2.166.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1964 tarih 28 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak mera niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiş, …’nun itirazı üzerine İzmir Tapulama Mahkemesinin 1969/82-1972/409 sayılı kararı ile 3.775 m2 yüzölçümlü kesiminin … adına, geriye kalan 2.137.325 m2 yüzölçümlü bölümünün tespit malikleri adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, kesinleştikten sonra 09.08.1973 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, 16.12.1991 havale tarihli dilekçe ile; 1541 sayılı parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olduğu, orman sınırları içine alınması yönündeki itirazlarının 95 numaralı orman kadastro komisyonunca reddedildiği, bu sebeple orman kadastro komisyon kararının iptal edilerek taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle İzmir Kadastro Mahkemesine dava açmıştır. Mahkemece, iki kamu kurumu arasındaki davanın 3553 sayılı Yasaya göre hakemde görülmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin 18.03.1992 tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine yargılama İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde Hakem sıfatıyla devam edilmiştir. Orman Yönetimi, 01.03.1993 tarihli oturumda davayı kabul etmiştir. Mahkemece, davalının davayı kabul ettiği gerekçesiyle 1541 parselin orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin 95 nolu orman kadastro komisyonunun 25.10.1990 tarihli kararının iptal edilerek bu taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmiş, 13.07.1993 tarihinde karar tavzihen orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline şeklinde düzeltilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve 14.09.2003 tarihinde 1541 parsel orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Bunun üzerine, … … ve arkadaşları 16.12.1994 tarihinde; tapuda adlarına kayıtlı bulunan … köyü 1541 parsel sayılı 2.137.325 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yörede 1991 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığını, ancak Hazine tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan orman kadastrosunun iptali davasında tapu maliklerine husumet yöneltilmeden yapılan yargılama sonucunda verilen İzmir 4. Asliye hukuk Mahkemesinin 1992/25-1993/6 sayılı karar ile orman kadastro komisyonu kararının iptaline ve 1541 parsel sayılı taşınmazın orman olarak tesciline karar verildiğini, bu karara dayanılarak da 1541 parselin tapu sicilindeki kaydının iptal edilerek orman niteliğinde Hazine adına yolsuz olarak hükmen tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile tarla olarak adlarına tescili istemiyle İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/1179 Esas sayılı dava dosyasında dava açmışlar, birleştirme ve tefrik kararları ile mahkemenin 1995/1176 Esasına kaydedilen dava dosyası, Menderes ilçesinde adli teşkilat kurulduğundan 12/12/1996 tarihinde yetkisizlik kararı ile aktarılarak, Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/1041 Esasına kaydedilmiş, aynı parsel ve aynı iddia ile açılan mahkemenin 2000/372, 710, 2001/502 ve 2002/576 Esas sayılı dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle 1997/1041 esasta birleştirilmiştir. Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi 13.12.2005 gün 1997/1041-2005/830 sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne, … köyü 1541 parsel sayılı taşınmazın 10/12/2004 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (F) ile gösterilen 17002,96 m2, (G) ile gösterilen 30684,34 m2, (H) ile gösterilen 17605,78 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin Hazine adına olan tapu kaydının 1477440/1512000 payının iptali ile bilirkişi …’ın 31/12/2003 tarihli ek raporunda belirlenen payları oranında davacılar adına ayrı ayrı tesciline, diğer bölümlere yönelik davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar … ve arkadaşları vekili, davacılar … … ve arkadaşları vekili, davacılar … … ve arkadaşları vekili, davalı … Yönetimi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece onanmış, davacılar … ve arkadaşları vekili, davacılar … … ve arkadaşları vekili, davacılar … … ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme istenmesi üzerine Dairenin 14.05.2010 gün 2010/5580-6450 sayılı geri çevirme kararıyla “Davacı kişilerin adlarına tapuda kayıtlı olan … köyü 1541 sayılı parselin tapu kaydının iptaline dayanak gösterilen kararın, İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği 01.03.1993 gün ve 1992/25-6 sayılı karar ile aynı kararın tavzihine ilişkin 13.07.1993 tarihli Hazine ile Orman Yönetimi arasında görülüp kesinleştiği kabul edilen karar olduğu, karar tarihinde 1541 sayılı parsel temyize konu Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/1041 sayılı dosyasında davacıları olan kişiler ile dava açmayan kişiler adına mera cinsi ile tapuda kayıtlı olduğu, ne var ki; tapu maliklerinin huzuru ile davanın görülmediği, Hazinenin kadastro mahkemesinde 16.12.1991 tarihinde açtığı orman kadastrosuna itiraz davası sonunda 3373 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu ve yine 3402 sayılı Yasanın 26/2. maddesi gereğince kadastro işlerinde 3533 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı belirtildiği halde, kadastro mahkemesinin yasanın bu açık hükümlerini gözönünde bulundurmadan 05.02.1992 gün ve 1991/77-6 sayılı kararla davaya hakem sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve İzmir Asliye 4. Hukuk Mahkemesince bir kadastro işi olan orman kadastrosuna itiraz davasının görevini aşarak karara bağlandığı, keza tapu iptali ve tescil konusunda da hakeme yasalarca verilmiş bir görevde olmadığı halde, dava
kabul edilerek tapunun iptal edildiği, hakemin görev ve yetkisini aşarak verdiği kararların temyiz incelemesine tabi olduğu hususu, Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulu’nun kararlılıkla uyguladığı ilke olduğu her ne kadar sözü edilen hakem kararında tapu malikleri davacılar taraf değil iseler de o kararın sonucu ile davacıların tapu kaydının iptal edilmiş olması ve temyize konu tapu iptali ve tescil davasının o dava ile sonuç ve sebep ilişkisi bulunması nedeniyle yeni ilçe kurulması ve yargı yeri değişikliği de göz önünde bulundurularak İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği 1992/25-1993/6 sayılı kararı hakkında Menemen Asliye Hukuk Mahkemesinde değişik işlerden bir numara ile dosya düzenlenerek ve tebligatın iade edileceği adresin Menemen Asliye Hukuk Mahkemesinin değişik iş dosyası olduğu da belirtilerek İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.1993 gün ve 1992/25-6 sayılı kararının asliye hukuk mahkemesinin 1997/1041 sayılı dosyasının tapu malikleri adına yürüten Avukat … ve yine Avukat … … … ve Avukat …’nun vekaletnameleri alınıp 1997/25 sayılı dosyaya konularak adı geçen avukatlara kararın 7201 sayılı Yasa hükümlerine göre tebliğ edilmesi, tebliğ belgelerinin dosyaya konulması ile temyiz süresinin beklenmesi, temyiz edilirse İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/25 sayılı dosyasının ve yine karar düzeltmeye konu 1997/1041 sayılı dosyasının birlikte Daireye gönderilmesi” istenmiş, yerel mahkemece dairenin geri çevirme kararının gerekleri yerine getirildikten sonra İzmir 4. Asliye hukuk Mahkemesinin 1992/25-1993/6 sayılı kararı … … ve arkadaşları vekili, … ve arkadaşları vekili, … … ve arkadaşları vekili, … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 19.06.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
İzmir Asliye 4.Hukuk Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Hazine, 6 aylık süre içinde 16.12.1991 tarihinde orman kadastrosuna itiraz davası açmış olup, 3373 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu ve yine 3402 sayılı Yasanın 26/2. maddesinde kadastro işlerinde 3533 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı belirtildiği halde İzmir Asliye 4. Hukuk Mahkemesince bir kadastro işi olan orman kadastrosuna itiraz davasını görev ve yetkisini aşarak karara bağlamış, keza tapu iptali ve tescil konusunda da hakeme yasalarca verilmiş bir görev ve yetki bulunmadığı halde, dava kabul edilerek 1541 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hakemin görev ve yetkisini aşarak verdiği kararların temyiz incelemesine tabi olduğu hususu, Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulu’nun kararlılıkla uyguladığı ilkelerdendir. Kaldı ki; 3533 sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle, genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davanın tarafları yasada sözü edilen kurumlardan ise de, 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve bu davada uygulanması gereken 4916 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince “.taşınmazların aynına yönelik olan…” uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükmü getirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta halli gereken sorun, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi olduğuna göre, görev 3373 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi
gereğince Kadastro Mahkemesine aittir. Her ne kadar hakem kararları aleyhine temyiz yoluna başvurulamazsa da, hakemlerin yetki aşımı nedeniyle verdiği kararların temyize tabi olduğu kararlılık kazanan Yargıtay uygulamaları gereğidir. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında istek olmaksızın göz önünde bulundurulması gerekir. Ayrıca, H.G.K.’nun 17.05.1985 gün 8/905-461 ve 13.10.1999 gün 20/681-834 sayılı kararları ile Dairenin 12.05.1997 gün 4414/5125 sayılı kararlarına ve 5519 sayılı Yasa hükümlerine göre tapu kaydının iptali ve tescile karar verme yetkisi genel mahkemelere aittir. Bunlardan ayrı; kabule göre de, çekişmeli 1541 parselin tapu maliklerinin davaya katılımı sağlanmayarak husumet yaygınlaştırılmadan yokluklarında davanın görülüp sonuçlandırılması da doğru değildir. Hal böyle olunca, mecburi tahkim yoluyla görülme olanağı bulunmayan dava nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi yeni ilçe kurulması ve yargı yeri değişikliği de gözönünde bulundurularak dosyanın Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi esas defterine kayıt edildikten sonra görevsizlikle Menderes Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … … ve arkadaşları vekili, … ve arkadaşları vekili, … … ve arkadaşları vekili, … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 11/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.