Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1285 E. 2011/4659 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1285
KARAR NO : 2011/4659
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera tespitine itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü 103 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, yörede 1996 tarihinde yapılan ve 04.02.2000 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalmasına ve eylemli orman olmasına rağmen Mera Tespit ve Tahdit Komisyonu tarafından mera olarak sınırlandırıldığı iddiasıyla kera komisyonu tespitinin iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın süreden reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tespitine itiraz ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece 4342 sayılı Yasada öngörülen 30 günlük itiraz süresine uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3 Mart 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Yasasının 13/5. maddesi ile “komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde Asliye Hukuk mahkemesinde dava açılabileceği” hükümleri getirilmiş, aynı Yasanın 21. maddesinde” tahsis kararında belirtilen haklara tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği” öngörülmüştür.
4342 sayılı Mera Yasası hükümlerine göre, mera, yaylak ve kışlakların tesbit ve tahdit (sınırlandırma) işlemleri yasal yollardan geçip kesinleşmedikçe mera komisyonları tarafından tahsis kararı verilemez. Mera komisyonunun verdiği tahsis kararları valilik onayı ile yürürlüğe giren ve bundan sonra 13. madde hükmüne göre ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edilir. Dolayısıyla ister kadastro çalışmaları sırasında, isterse kadastro çalışmalarından bağımsız olarak mera komisyonlarınca verilen TAHSİS KARARLARINDAN sonra 30 günlük ve 5 yıllık sürelerden söz edilebilir.
Somut olayda, komisyonun sınırlandırma kararı 20.10.2006 – 20.11.2006 tarihleri arasında ilan edilmesinden sonra mera komisyonu tarafından 22.06.2007 tarihli karar ile tahsis yapıldığına göre, yasada öngörülen hak düşürücü sürelerin geçirildiğinden söz edilemez. Kaldı ki, iddianın ileri sürülüş biçimine göre de yönetimin davası mera olarak sınırlandırılan parselin orman savına dayalı tapuya tesciline ilişkin olup, bu tür davalar bir süreye tabi olmaksızın yönetimce her zaman açılabilir.
Ayrıca, dava konusu taşınmazın kadastro komisyonunca niteliğinin orman olarak belirlendiği, Kadastro Mahkemesine açılan davanın reddedildiği ve orman niteliğinin kesinleştiği, buna rağmen idarece kararın yanlış yorumlanarak taşınmazın orman niteliği yerine mera niteliği ile özel siciline tescil edildiği husunun nazara alınması, Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesi gereğince de özel sicildeki yanlış tescilin düzeltilmesi için Hazine veya Orman Yönetiminin dava açabileceği de düşünülmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak işin esasına girilmesi gerekirken süre yönünden davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi.