Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12909 E. 2011/15587 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12909
KARAR NO : 2011/15587
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişiler 24.02.2010 tarihli dava dilekçeleriyle … köyünde bulunan 13804 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, Nisan 1945 tarih 60 sıra numaralı sicilde iskanen … … adına tapulandığı, 01.02.1964 tarihinde cebri icra yoluyla murisleri … … adına kayıt edildiği, bu kişinin de tapudan pay satışları yaptığı, taşınmazın tapuda paylı olarak adlarına kayıtlı olduğu, önce kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 9834 m2 bölümünün 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 3970 m2 bölümünün ise orman sınırları içinde kaldığı, bu şekilde tapularının iptal edildiği ve zarara uğradıkları, bu nedenle dava tarihi itibariyle taşınmazlarının güncel değerinin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazminini istemişlerdir. Mahkemece davacıların tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın orman sınırları içinde bırakılıp bir bölümünün 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışında bırakılmakla dayandıkları tapu kayıtlarının değerini yitirdiği ve davacı tarafın bu işleme karşı yasal başvuru yollarını kullanmadığı, davalar için hak düşürücü sürelerin geçtiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar …, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali üzerine tapuya güven ilkesi gereğince Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince açılan tazminata ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre, 07.12.1944 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre 30.05.1977 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1986 ve 1988 yıllarında yapılan ve dava tarihinden önce kesinleşmiş aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları vardır.
Davacıların tutunduğu Nisan 1945 tarih 60 numaralı sicilden gelen Şubat 1971 tarih 21 sıra numaralı tapu kaydı ve geldileri 23.02.1973 ila 23.03.1973 tarihleri arasında ilan edilen genel kadastroda revizyon görmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidinin 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın bu işlemde orman sınırları içinde bırakıldığı ve Hazine adına orman olarak tescil edildiği, 30.05.1977 tarihinde ilan edilen 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının uygulanmadığı genel kadastronun ise 23.02.1973 ila 23.03.1973 tarihleri arasında ilan edildiği, tapu kaydının kadatroca nereye ait olduğu bilinemediğinden uygulanamadığı, tapu kaydının orman kadastrosundan sonraki tarihte oluşturulduğu, tapu kaydına 13.01.1973 tarihinde “Dikkat. Orman İş. Md. 10.01.1972 tarih ve 127 sayılı
yazılarına göre Orman İşletmesine sorulmadan işlem yapılamaz” şeklinde şerh yazıldığı, bu şerh karşısında davacı tarafın 13.01.1973 tarihinden sonra çekişmeli taşınmazın orman ile ilgisini bilmediklerini, davada iyi niyetli olduklarını iddia edemeyecekleri gibi, hem orman kadastrosu ve 2. madde uygulamasından, hem de genel kadastrodan sonra Borçlar Yasasının 108. maddesindeki genel zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 22/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.