YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13104
KARAR NO : 2011/14045
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 22.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalı … karşı davacı … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06/12/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … karşı davalı … ve arkadaşları vekili Avukat … geldi, karşı taraftan Hazine vekili Avukat … ile Orman Yönetmi vekili Avukat … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü;
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2009 gün ve 2009/17059-16925 sayılı bozma kararında özetle; “Dairede daha önce temyiz incelemesi yapılan Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 22.09.2008 gün ve 2007/253-219 (Dairenin 06.07.2009 gün 2009/9156-11217) sayılı kararın konuusu olan ve hukuki durumu temyize konu taşınmazla aynı olan Cumhuriyet köyü 17 ada 2 sayılı özel parsele ait bozma kararında da açıklandığı gibi çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde halen arazi kadastrosu yapılmadığı, 3116 sayılı Yasaya göre 10.12.1940 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu, Ziraat Bankası adına Mart 1939 tarih 1 noda kayıtlı olduğu bildirilen, orman 4785 sayılı Yasa gereğince devletleştirilerek 743 Hektar 7600 m2 yüzölçümüyle 5 paftda 55 ada 1 parsel numarasıyla ve orman cinsiyle 1946 yılında Cumhuriyet Ormanı ismiyle Hazine adına tescil edildiği, daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması 07.07.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, bu işlemlerden sonra, yörede 2896 sayılı Yasaya göre 08.11.1985 tarihinde 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 27.02.1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleştiği, bundan sonra çekişmeli taşınmazın tapu kaydına 26.05.1995 tarihinde 2/B madde şerhi konuldğu, dava konusu parsele ait kayıt kadastro sonucu oluşturulan bir tapu kaydı olmayıp, zabıt kaydından, Ziraat Bankasınca ifraz edilerek oluşturulan zabıt kaydı olduğu,
Dava konusu taşınmaz ve çevresinin, öncesi Ziraat Bankasına ait tapulu araziler olduğu kabul edilse dahi, yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1940 yılında yapılan ilk orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığından, tapu kaydı yasal değerini yitirmiş olduğu gibi, Ziraat Bankasına ait 743 Hektar 7600 m2 yüzölçümlü orman 4785 sayılı Yasa gereğince devletleştirilerek 1946 yılında Hazine adına tescil edildiği, 1977 yılında 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre, ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılabileceği, her ne kadar 20.5.1977 tarih 12 nolu açıklama tutanağının 18. maddesinde … Tapu Sicil Muhafızlığının 21.07.1976 tarihli yazısı uyarınca tapu malikleri adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yazılı ise de kadastro komisyonlarının mülkiyetin aidiyeti konusunda karar vermeye yetkileri bulunmadığı, kaldı ki; 1 nolu Orman Kadastro Kamisyonunca 30.11.1981 tarih düzeltme tutanağı ile Ziraat Bankası tarafından başkalarına satılan
Cumhuriyet Köyü sınırları içinde bulunan taşınmazların 4785 sayılı Yasa gereğince devletleştirildiğinden tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin kanunsuz bir işlem olduğuna karar verildiği, 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinde “… Bu düzeltme sonucu orman sınırı dışına çıkarılacak yer sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükümleri mevcut ise de 4785 sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen ve bedeli ödenen taşınmazların bu işlemden sonra orman rejimi dışına çıkartılması halinde gerçek malik olması nedeniyle Hazine adına çıkartılacağı ve mülkiyetinin de Hazineye ait olacağının kuşkusuz olduğu, 1744 sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmeyeceği, . Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı anlaşılan ….sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için söz konusu olacağı, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmeyeceği, . 1744 sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gaze’te Yayımlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu, 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olması, 1744 sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması, çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosunun itirazsız kesinleşmiş olması, dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması, dayanılan tapu kaydının, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olması ya da devletleştirilmiş sayılmaması, dayanılan tapu kaydının, 3116 sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmaması, orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işleminin 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta, davalının tutunduğu tapu kaydı orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten önce oluşturulmuş ise de, kayıt, Ziraat Bankası tarafından ifraz edildiği, kök tapu kaydının bu yere ait olup olmadığı belli olmadığı gibi, ifraz tapu kaydının Hazine ve Orman Yönetimini bağlamayacağı, diğer taraftan, dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu, ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartıldığından yine bu taşınmazın orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunsa dahi, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemeyeceği ve 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin 01 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 sayılı Yasa ile değiştirildiği, 3402 sayılı Yasanın ilgili fıkralarının yukarıda yazılı Anayasa Mahkemesi kararları ile 1988 ve 1989 yıllarında iptal edildiğinden kişilerin yararlanacağı bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenlerle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesi hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmasıı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 – 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, dava dilekçesi Orman Yönetimine tebliğ edilmiş, Orman Yönetimi davanın reddini isteyerek davaya katılmıştır. Mahkemece bu kez yine davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar … ve … vekili tarafından (gerekçeye ilişkin olarak-duruşmalı ) temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 2/B madde uygulaması kapsamındaki taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline, karşı dava olarak, tapu sicilinin tutulması nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde halen arazi kadastrosu yapılmamıştır. 3116 sayılı Yasaya göre 10.12.1940 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Ziraat Bankası adına Mart 1939 tarih 1 noda kayıtlı olduğu bildirilen, orman 4785 sayılı Yasa gereğince devletleştirilerek 743 Hektar 7600 m2 yüzölçümüyle 5 paftda 55 ada 1 parsel numarasıyla ve orman cinsiyle 1946 yılında Cumhuriyet Ormanı ismiyle Hazine adına tescil edilmiştir. Daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması
07.07.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir . Bu işlemlerden sonra, yörede 2896 sayılı Yasaya göre 08.11.1985 tarihinde 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 27.02.1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşmiş, bundan sonra çekişmeli taşınmazın tapu kaydına 26.05.1995 tarihinde 2/B madde şerhi konulmuştur.
Davalı … karşı davacı gerçek kişiler tapuya güven ilkesi gereği şimdilik 1000,00 TL maddi tazminatın davalı Hazineden alınarak kendilerine verilmesini istedikleri ve mahkemenin ilk kararında bu istemle ilgili hüküm kurulmadığı halde, kararı temyiz etmedikleri gibi onanmasını isteklerine, bu nedenle ilk karar davalı … karşı davalı gerçek kişiler yönünden kesinleştiğine, ilk karara kıyasla,temyize konu karar davacı … karşı davalı gerçek kişiler aleyhine yeni hükümler içermediğine, yörede 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemi yapıldığı yönündeki bozma kararınn kesinleşmesine göre … ve …’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, orman kadastro ve 2/B haritası bozmada tarif edilen yöntemle uygulanmamış, uzman bilirkişi tarafından çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde kırmızı ile taranarak gösterilen 1950 m2 bölümünün yörede 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1977 yılında yapılan 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkaıldığı bildirilmişse de, çekişmeli parseli ilgilendiren 9 ila 14 numaralı orman sınrı noktalarından oluşan orman sınır hattı, orman yönetimi tarfından gönderilen orman kadastro ve 2/B haritası ile hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi rapor ve krokisinde bir birinden farklı olduğu halde, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle, davacı … karşı davalı gerçek kişiler ile Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları yerinde olup, Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 10-15 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile
teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 825,00.- TL avukatlık ücretinin temyiz eden davalı … karşı davacı gerçek kişilerden alınarak kendini avukatı ile temsil ettiren Orman Yönetimi ve Hazineye, 825,00.-TL avukatlık ücretinin de Orman Yönetimi ve Hazineden alınarak kendini avukat ile temsil ettiren davacı … karşı davalı gerçek kişilere verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 06.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.