YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13156
KARAR NO : 2011/14141
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek – 4. maddesine göre yapılan kadastroda, Çamköy köyü, 13256 ada 623 parsel sayılı 505,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı 27/07/2010 tarihli dilekçesiyle, çekişmeli parselin kendi kullanımında olduğunu belirterek bu şekilde kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kadastro müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek – 4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Kadastro tesbitine itiraz davalarında davalı sıfatı tesbit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi yada kişilere aittir. Yüksek Hukuk Genel Kurulunun HGK.2010/7-70-86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir. Somut olayda, Kadastro Müdürlüğü’nün davalı gösterilmesinin ve hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmanın temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen çekişmeli parselin beyanlar hanesine kullanıma ilişkin şerh yazılması istemiyle dava açıldığı halde, mahkemece davacı tarafa davasını Hazineye yönlendirilmesi için olanak verilmeden ve parselin kullanılacak bir yer olup olmadığı Ya da davacının kullanımının bulunup bulunmadığı araştırılmadan, sadece davcının sunduğu fotoğraflar ve birisi köy muhtarı iki tanığın celsede dinlenen soyut beyanları ve bu tanıklardan … tarafından tek imza ve mühür ile onaylanan ilmühaber esas alınarak karar verilmiştir.
Bir davada taraf teşkili, davanın görülebilirlik koşuludur.
O halde; mahkemece, davacı tarafa davasını Hazineye yönlendirmesi için olanak verilmeli, husumetin yaygınlaştırılmaması halinde davann bu nedenle reddine karar verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde ise davaya devamla, bir ziraat uzmanı, bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, varsa davacı tanıklarının bilgilerine taşınmaz başında başvurulmalı, davacının 5304 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesinde belirtilen şekilde bir kullanımlarının olup olmadığı belirlenmeli, bilirkişilerden raporları alınmalı oluşacak sonuca göre de, 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince sicil oluşturulmalıdır. Açıklanan husus gözetilmeksizin eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … müdürlüğüne vekaleten Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesin yer olmadığına 06/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.