Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13161 E. 2011/14140 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13161
KARAR NO : 2011/14140
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek – 4. maddesine göre yapılan kadastroda, … mahallesi 28004 ada 1 parsel sayılı 0276,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’ün kullanımında olduğu, 22 kapı numaralı gecekondunun … ‘a, 15 kapı numaralı gecekondunun … ‘a, 19 kapı numaralı gece kondunun … ‘a tahsis edildiği ” yazılarak, tarla vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 23/08/2010 tarihli dilekçesiyle, çekişmeli parselin kendisine ait olduğunu ve dava konusu taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın kendisi tarafından kullanıldığının ve kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ederek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin orman dışına çıkartılan alan olduğunun tespitine ve Hazine adına tapuya tesciline, kullanıcısının davacı … olduğunun tespitine ve bu durumun beyanlar hanesinde gösterilmesine, … , … ve … ile ilgili şerhlerin iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek – 4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1 madde gereğince “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro tesbitine itiraz davalarında davalı sıfatı tesbit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi ya da kişilere aittir. HGK.’nun 2010/7-70-86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. 6100 sayılı HMK 119/1 (1086 sayılı HUMK. 179/1.) maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir. Somut olayda, sarece … …’ün davalı gösterilmesinin ve diğer kullanıcıların ve Hazinenin davalı olarak gösterilmemesinin temsilcide yangılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Davacı, çekişmeli parselin kendisine ait olduğunu ve dava konusu taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğunu belirterek dava açmış olup, davanın şerh sahipleri … , … ve … ‘a ve Hazineye yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde sadece … hasım gösterilmiştir. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece …’e yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece, temsilde yanılma hali re’sen gözetilerek, davanın taşınmazın mülkiyetin sahip hanesine ise diğer şerh sahipleri … , … ve … ‘a da yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 06/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi