Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13177 E. 2011/14137 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13177
KARAR NO : 2011/14137
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

5831 sayılı Yasanın 8 ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda, Çamköy mahallesi 13257 ada 10 parsel sayılı 6362.35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı” yazılarak, ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, 23/07/2010 tarihli dilekçesiyle, parselin …’na ait iken, kadastro ölçümü sırasında hazine adına tespit gördüğünü belirterek, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, … adına tesciline karar verilmesini talep ederek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin orman dışına çıkartılan alan olduğunun tespitine ve Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmazın niteliğinin tarla olarak düzeltilmesine ve kullanıcısının davacı … olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Davacı vekili, Çamköy mahallesi 13257 ada 10 parsel sayılı taşınmazın …’na ait iken, kadastro ölçümü sırasında Hazine adına tespit gördüğünü belirtmiş ve çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılamayı sürdüren hakimin dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; dava konusunun yerinde görülüp incelenmesi biçiminde gerçekleşir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağında ham toprak olarak tespit edildiği de göz önüne alınarak, tarafların delilleri sorulup toplanarak, çekişmeli parselde keşif yapılması, davacının iddiasına ve savunmaya göre yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının bilgi ve görgülerinin sorulması, ziraat bilirkişisi dinlenerek taşınmazın kullanım durumunun belirlenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle, keşif ve inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 06/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.