Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13296 E. 2011/12104 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13296
KARAR NO : 2011/12104
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … mahallesi, 349 ada 15, 351 ada 24, 55 ve 57 parsel sayılı sırasıyla 172065,73 m²; 115297,74 m², 72666,28 m² ve 6831,38 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle çayır niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların mera niteliğinde olduğu, davalılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı iddialarıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 351 ada 24, 55 ve 57 ile 349 ada 15 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların 3402 sayılı Kadastro yasasının 16/B maddesi uyarınca mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve belgesizden davalılar adına yapılan tesbitte, davalıların tesbit ve yargılama süresince dayanmadıkları tapu kaydına, temyiz aşamasında delil olarak ileri sürmeleri dikkate alınmayacağına ve özellikle uzman bilirkişi tarafından yapılan incelemede taşınmazın bitki ve toprak yapısı itibariyle mera olduğu belirlendiğine göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak tespit maliklerinden davalılar … ve …’ın karar başlığında davalı olarak gösterilmemesi ve karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından ve belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; karar başlığının davalılar bölümüne “7-…, 8-…” isimlerinin davalı olarak eklenmesine ve hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 2 ve 3 numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 3 numaralı bent olarak ” 3- 3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasa ile değişik 36/A maddesi ile geçici 11. maddesine göre; davacı Hazinenin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davalılardan harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 25.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.