YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13304
KARAR NO : 2011/11986
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalı mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 293 ada 1 parsel sayılı 43222.40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların baba adların yazılarak, soy isimleri olmaksızın sadece adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davada taraf olarak görülmeyen muris … mirasçıları olduklarını söyleyen … ile … ve iade kararından sonra …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dava konusu … köyü 293 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti, Eylül 1317 tarih 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 ve 19 nolu tapu kayıtları ile sadece baba adları ile ön isimleri yazılmak suretiyle düzenlenmiştir. Davacı … Yönetimi, aynı şekilde baba adı ve ön isimlerini yazmak suretiyle muhtemel ölü kişilerle birlikte tespit edebildiği kadar toplam 92 kişi aleyhine eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bir kısım davalılar adına 35. madde hükmüne göre yapılan tebligatlar 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun olmadığı gibi ismi ve soy ismi belirlenenler dışında kalan birçok tespit malikine yine sadece baba ismi ile isimleri yazılmak suretiyli çıkartılan tebliğatlar ”Tevziyat saatlerinde muhatap evde olmadığından bahisle tebliğ evrakı köy azasına verilmek ve 2 nolu ihbar kağıdı kapıya yapıştırılmak ve en yakın komşusuna haber verilmek” suretiyle yapılarak yargılamaya devam edilmiş ve sonuçlandırılmıştır.
Kural olarak mahkeme, H.Y.U.Y.nın 73. maddesi uyarınca tespit maliki olarak belirlenen davalıları veya kanuni mirasçılarını yasaya uygun olarak duruşmaya davet edip, savunma hakkını kullanma olanağı vermedikçe, hükmünü veremez. Mahkeme hakimi tarafından dava dilekçesi ve duruşma gününün taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ ettirilmesi ve tüm tarafların katılımlarının sağlanarak, taraf teşkili gerçekleştikten sonra, yargılamanın sürdürülmesi zorunlu olduğundan, davalıların tebligata elverişli adresinin saptanarak bu davada da yer alma olanağı verilmeksizin, taraf teşkili tamamlanmadan ,savunma ve delillerini bildirmesine olanak tanınmadan, davalıların savunma hakkı kısıtlanacak biçimde işin esasına girilerek, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Kadastro tespit tutanağında adı geçen bazı kayıt maliklerinin baba adı ile sadece isimlerinin soy isimleri olmaksızın yazılmasına karşın, ölü oldukları da tutanakta belirtilmediği gibi dava dilekçesinde de açıklanmamıştır. Birkısım tespit maliklerinin ölü olduğu yargılama sırasında ve yapılan keşifte isim ve soyisimleri belirlenen davalılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraf teşkili dava şartlarından olup, aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, mahkemece, dosyaya getirtilen nüfus kayıtlarına göre, taraf teşkili sağlanarak husumetin diğer mirasçılara da yaygınlaştırılması gerekirken, bir kısım mirasçılarla davanın görülmesi sadece bunların savunmalarına göre hüküm kurulması da doğru değildir.
Bu durumda; mahkemece, yapılacak iş; davacı ve duruşmaya gelen davalı tarafa süre verilerek mirasçılık belgelerinin istenmesi ve vukuatlı nüfus kayıtlarının getirtilmesi, mirasçıların kim olduğunun araştırılarak saptanması, Tebligat Kanunun hükümlerine uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ ettirilip, husumet yaygınlaştırılarak bunların davaya katılımlarının sağlanması, böylelikle kamu düzenine ilişkin taraf teşkili olan dava şartının yerine getirilmesi, tarafların mahkemeye sunacakları yazılı ve sözlü delillerinin toplanması bundan sonra uyuşmazlığın esasına girilerek yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava koşulu olan taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; birkısım davalı mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 24/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.