Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13486 E. 2011/11879 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13486
KARAR NO : 2011/11879
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesiyle … köyü, 373 parsel sayılı taşınmazı arazi kadastrosuyla oluşan tapusuna güvenerek satın aldıklarını, 35 – 40 yaşlarında ekili zeytin ağaçları bulunduğunu, buna rağmen çekişmeli yerin kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını belirterek işlemin iptali ile orman sınırları dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş,hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1996/11344 – 13232 sayılı 31.10.1996 günlü kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, yeniden yapılacak keşifle taşınmazın hukuki durumunun resmi belgelere göre saptanması, usulüne uygun olarak orman araştırması yapılması” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinden kaynaklanan tapu kaydına dayalı tahdidin iptali davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 09.01.1989 yılında ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; raporu hükme esas alınan orman bilirkişi raporu memleket haritası ekli olmadığından denetlenemediği gibi Dairenin iade kararı üzerine dosyaya sunulan raporlarda çekişmeli taşınmaz geniş çevresiyle birlikte aplike edilmemiş, 1961 basımlı memleket haritasının elde edildiği hava fotoğrafı incelenmemiş, taşınamazın içinde bulunduğu geniş pafta örneği ve krokisi getirtilerek uygulanmamıştır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle mahkemece; çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu geniş pafta örneği, taşınmazın 24.12.1933 tarihinde arazi kadastrosuyla oluşan tapu kaydına ait kroki, en eski tarihli memleket haritası, elde edildiği hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; gerekçeli kararın son paragrafında “ dava konusu 6828 nolu parselin tamamının orman sınırları dışında kaldığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.” şeklinde davayla ilgisi olmayan parsel hakkında gerekçe oluşturularak hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.