YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13527
KARAR NO : 2011/13361
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemeden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 12/ 05/ 2011 gün ve 2011/ 3007- 2011/6072 sayılı İlamıyla kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı tarafından onama kararı verilen 133 ada 132, 135, 139 ve 140 parsellerle ilgili olarak kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 133 ada 126, 132, 135, 139 ve 140 parsel sayılı sırasıyla 14663.62 m2, 3118.55 m2, 3473.84 m2, 1468.02 m2 ve 206.47 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş; davacı, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12/ 05/ 2011 tarih, 2011/ 3007- 6072 sayılı kararı ile 133 ada 132, 135, 139 ve 140 parseller hakkındaki hüküm bu parsellerin eski tarihli belgelerde orman alanında kaldığı gerekçesi ile onanmış, 133 ada 126 parsel hakkındaki hüküm ise bozulmuştur. 133 ada 126 parsel hakkındaki bozmada “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir: Şöyle ki; davacı yargılama sırasında Ağustos 1934 tarih 53 ve 55 nolu tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece davalının dayandığı tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilerek keşif sırasında mahallinde usulüne uygun şekilde uygulanmamış, çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı tespit edilmemiştir.
Mahkemece, dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, ve dayanak tapu kayıtlarına dayanılarak ve çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte dayanılan tapu kaydının mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanması, tapu maliki ile davacı arasında hukuki ve fiili irtibatın ne şekilde oluştuğunun araştırılması, komşu parsel dayanakları ile sınır denetiminin yapılması, dayanılan tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek tapu kayıtları mahalline uyuyor ise tapu kayıtlarının kapsadığı taşınmazları gösterir fenni bilirkişi tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, taşınmazın dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı Yasa kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediğinin araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmelisi” gereğine değinilmiştir. Davacı … tarafından, onanmasına karar verilen parsellere yönelik olarak Daire kararının düzeltilmesi istenmektedir. Dosyanın incelenmesinde; davacının Ağustos 934 tarih, 53 ve 55 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak çekişmeli yerlerin tamamını dava ettiği, bu delile hangi parselde dayandığını açıklamadığı, dolayısıyla tüm parsellerde bu kayda dayandığı anlaşılmaktadır. Dairenin yukarıda açıklanan kararında 133 ada 126 parsel yönünden bu kaydın çekişmeli yere uyup uymadığının araştırılması gereği üzerinde durulmuşsa da aynı eksiklik tüm parseller yönünden geçerlidir. Kaldı ki; orman bilirkişisince yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Çekişmeli yerleri geniş çevresi ile birlikte gösterir orijinalinden kopyalanmış pafta örneği ile orman kadastro haritası örneği ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek bu yerler komşuları ile birlikte haritalar üzerinde gösterilmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli dayanak tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren getirtilerek yöntemince uygulanmalı, çekişmeli yerlerden hangisine yada hangilerine ait olduğu belirlenmeli, bu kayıtların kadastro sırasında dava dışı başka parsellere uygulanıp uygulanmadığı araştırılıp uygulanmışsa bunlara ait tutanaklar da getirtilerek kapsamı belirlenmeli, komşu parsellere ait tutanaklar ile varsa tespite esas tapu ve vergi kayıtları da uygulanarak bilirkişi anlatımları denetlenmeli, fen bilirkişisinden kayıt sınırlarının gösterir, keşfi izlemeye elverişli rapor ve kroki alınmalı, kayıtların hukuki değerini yitirip yitirmediği tartışılmalıdır.
Yörede orman kadastrosu seri usulle yapılmış olduğundan bu uygulamanın herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan Küpdağ serisi ormanları yönünden seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı görülmektedir. 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazların (orman sınırına bitişik olmayan taşınmazlar yönünden ) orman kadastro komisyonlarınca incelemesinin yapılıp yapılamadığı ve niteliğinin belirlenip belirlenmediği değerlendirilmelidir. O orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin de incelenmesi sonucu belirlenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Karar düzeltme isteyen …’ın isteminin kabulü ile Dairenin 12/05/2011 tarih, 2011/3007- 6072 sayılı kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.