Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13798 E. 2011/14228 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13798
KARAR NO : 2011/14228
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.01.2010 gün ve 18421-685 sayılı bozma kararında özetle “Çekişmeli … köyü 102 ada 1 parsel (8455 m2) hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosuna göre karar verildiği, oysa eski tarihli resmi belgelerde taşınmazların kısmen veya tamamen yeşil renkli bölümde işaretlendiği, taşınmazların fındıklık olarak kullanıldığı belirtilmişse de fındık ağaçlarının yaşının, sayısının, taşınmazdaki dağılımının belirlenmediği, memleket haritasında fındık rumuzunun da bulunmadığı, Hazine tarafından, taşınmazların öncesi itibarıyla orman olması nedeniyle zilyedlikle kazanılamayacağı iddia edildiğine göre, 4999 sayılı Yasa hükümleri uyarınca herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış taşınmazların orman olup olmadıklarının hem yöreye ait en eski tarihli, hem de kadastro tesbitinden 20 yıl önceye ait (yeni tarihli) resmi belgeler karşılaştırılmak suretiyle incelenmesi, eğimi % 12’den fazla, çalılık cinsi ağaçlarla kaplı, ormanın devamı niteliğindeki yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu ve 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış olmaları nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınabileceklerinin gözönünde bulundurulması, orman olmadıkları saptanırsa, bu kez 3402 sayılı Yasanın 14.-17. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması (a) bölümü (2646 m2) ise 2/B sahasında kaldığından 129 ada 11 parsele eklenerek Hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiş bu kez 20. H.D.’nin 23.02.2011 gün 14736-1563 sayılı kararında “(a) bölümü yönünden bozmaya uyulmakla birlikte, bozma kararı gereklerinin yerine getirilmemesinin ve taşınmazın tamamının 1944 tarihli hava fotoğraflarında açık renkli alanda kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu” açıklanmıştır. Mahkemece ikinci bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne (a) (2646 m2) bölümü 129 ada 11 parsele eklenerek Hazine adına; (b) (5809 m2) bölümü davalı adına tesciline karar verilmiş, karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı Yasaya göre 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
1- Davalı … vekilinin temyiz itirazları bakımından; Mahkeme hükmü davalı
vekiline 01/06/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davalı vekili tarafından 22/08/2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE,
2- Hazinenin temyiz itirazları bakımından; Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun hükmün ONANMASINA, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.