Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13851 E. 2012/9282 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13851
KARAR NO : 2012/9282
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya Incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi, 05.04.2010 tarihli dilekçesiyle, 1976 yılında üretilen orman kadastro haritasındaki orman sınır noktalarının kazınarak orman sınır hattının haritasına yanlış çizildiğini ve bu haritanın doğru haritalar ile değiştirildiğini, bu hususta teftiş kurulunca soruşturma yapıldığını, mahkemelere yanlış rapor veren bilirkişiler hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu, asıl orman tahdit haritasına göre … köyü 890 sayılı parselin de orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece; aynı parsele ilişkin olarak Antalya Kadastro Mahkemesine dava açıldığı ve 2010/1532 Esas sayılı dosyada davanın derdest olduğu gerekçesiyle, 3402 sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE, istem halinde dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve yolsuz olarak davalı adına tescil edilen tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahdidin aplikasyonu ve Murat Paşa Vakfının tapulu taşınmazları yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahdidi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilân edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilân edilmiştir.
… köyünde 1988 yıllarında yapılan arazi kadastrolarında çekişmeli … köyü 890 sayılı 2731 m2 yüzölçümündeki parsel, yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içindeyken kesinleşmiş 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında tarla niteliğiyle Hazine adına orman sınrıları dışına çıkarıldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiş, Vakıflar Yönetiminin itirazının feragat nedeniyle reddine ilişkin kadastro mahkemesinin 20.01.1992 gün ve 1991/1373-800 sayılı kararının kesinleşmesiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiş, Ali Doğan ve arkadaşlarının davalılar Hazine ve Mehmet Sarı aleyhine … köyü 890 sayılı parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile kazandırıcı
2011/13851 – 2012/9282
zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescili iddiasıyla açılan davanın kabulüne, parselin tapu kaydının iptaline ve davacı gerçek kişiler adına tesciline ilişkin Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.2004 gün ve 1999/1333-157 sayılı kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.11.2004 gün ve 2004/6770-7818 sayılı kararı ile onandıktan sonra karar düzeltme yoluna başvurulmadığı için 30.12.2004 tarihinde kesinleşmekle taşınmaz, paylı olarak … ve arkadaşları adına tescil edilmiştir.
3402 sayılı Yasanın, 5304 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemi sırasında 2731 m2 yüzölçümündeki … köyü 890 sayılı parsel yerine 28100 ada 44 parsel sayısı, 2728,06 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilip, 3402 sayılı Yasanın 11. maddesine göre 28.09.2010 – 27.10.2010 tarihinde ilân edilmiş, Orman Yönetimi tarafından parselin kesinleşen orman sınırları içindeki devlet orman sayılan yerlerden olduğu, tesbitin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle açtığı davanın REDDİNE ilişkin kadastro mahkemesinin 31.03.2011 gün ve 2010/1532-2011/511 saılı kararı, Orman Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.12.2011 gün ve 2011/12736 – 14078 sayılı kararı ile “Mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Yasanın 22/2-a maddesiyle, 26.11.2006 gün ve 26361 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun çalışma yapılıp yapılmadığının saptanması, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınması, yapılan çalışmaların yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulması, çalışmanın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa, Orman Yönetiminin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi, dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan devlet ormanı olduğu iddia edildiğinden, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece davanın devamı sırasında çekişmeli parselin bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 22/2-a maddesine göre kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminin yapıldığı ve 28.09.2010 ilâ 27.10.2010 tarihlerinde ilân edildiği, bu nedenle, eldeki tapu iptali ve tescili davasının aynı zamanda 3402 sayılı Yasanın 22/2-a maddesi gereğince yapılan bu işleme itiraz davasına dönüştüğü, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizliğe, görevsizlik kararı kesinleştiğinde dosyasının görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gerçekten de; 3402 sayılı Kadastro Yasasının 27. maddesi gereğince “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur.” Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 28/b-2 maddesi de “Uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden bu taşınmazların tutanakları davalı olarak düzenlenir ve tutanaklarda, mahkemenin adı ve dosya numarası belirtilir. Kadastro müdürünce davalı taşınmazlara ait tutanaklar ve eklerinin tasdikli birer örneği müdürlükte bırakılmak suretiyle asılları ile pafta örnekleri en geç 7 gün içinde ilgili kadastro mahkemesine gönderileceğini” önörmüştür.
Diğer taraftan, 3402 sayılı Kanunun, 5304 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar
2011/13851 – 2012/9282
düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde, birinci fıkra hükmü uygulanmayacağı, 5304 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 1/1 maddesi gereğince, kadastro veya tapulama haritalarının, arazi kontrolü yapılmak suretiyle sayısal hale getirileceği, yapılan çalışmaların sonucunun, 11’inci maddeye göre ilân edileceği ve ilân süresi içerisinde dava açılmayan taşınmaz malların kayıtlarında gerekli düzeltmenin yapılacağı hükmü ile 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve kadastro mahkemesinin genel olarak görevini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 25. maddesi, zaman bakımından görev ve yetkisini düzenleyen 27. maddesi gereğince, 3402 sayılı Yasanın 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince yapılan tesbitde ve tesbite itiraz davasında taşınmazın mülkiyeti, çapı ve yüzölçümünün tartışma konusu edilemeyeceği, bu işlemde uygulama kaabiliyeti bulunmayan ve harita tekniğine uymayan haritalar yerine, ülke koordinat sistemine uygun sayısal haritalar düzenlenerek, bu tesbitin kesinleşmesi halinde tapu malikleri adına tapuya tescil edileceği, mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği gibi, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı savıyla açılan davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu, taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin davalarda kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, 3402 sayılı Yasanın 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraz davası yönünden dava dosyası ayrılarak, bu davanın 3402 sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi, Orman Yönetiminin çekişmeli … köyü 890 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla açtığı tasarrufa ilişkin davanın ise elde tutularak, bu davaya ilişkin yargılamaya devam olunması gerekirken, böyle bir ayrıma gidilmeyerek görevsizliğe ve dava dosyasının tamamının kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.