YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13910
KARAR NO : 2011/12336
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … ili, … ilçesi, … mahallesi 199 ada 1 parselde kayıtlı 75635,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, orman olduğu savıyla davalı … olan tapunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu ise 1989 tarihinde yapılmış ve sonuçları 26/04/1989 ila 25/05/1989 tarihleri arasında ilan edilip ve kesinleşmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tesbitinin askı suretiyle ilanını takiben 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişse de 5841 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 3402 sayılı Yasanın 12. maddesine eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…”ibaresiyle, 5841 sayılı Yasanın 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 10. maddesinin tamamı, Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 esas 2011/77 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal kararının 23 Temmuz 2011 tarih ve 28003 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu iptal kararından sonra 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinin kamu mallarına ilişkin davalarda değil, Devlet veya diğer Kamu Tüzel Kişileri tarafından özel mülk savıyla açılan davalarda uygulama olanağı bulacağı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 gün ve 2011/1-36 Esas ve 2011/390 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir), somut olayda, çekişmeli taşınmazın devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya tescili talep edildiğinden ve kamu malı devlet ormanı iddiasıyla dava açıldığından 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı hususları gözetilerek, mahkemece yargılamaya devam edilip, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 31/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.