YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13922
KARAR NO : 2011/12374
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1975 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 1195 parsel sayılı 74838 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliği ile Hazine adına; 1153 parsel sayılı 43000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 25.09.1968 tarih 41 numaralı tapu kaydına dayanılarak … adına tespit edilmiştir. Davacılar vekili, 1195 numaralı parselin kadastro tespitine davacıların murisi … tarafından itiraz edildiğini ve kadastro mahkemesinin 29.11.1979 tarih 1977/281-693 sayılı kararı ile (A) ile gösterilen 23840 m2 kısmının 1153 numaralı parsele eklenerek … adına tesciline karar verildiği halde, 1153 numaralı parselin 43000 m2 olarak tapuya tescil edildiğini ve 1153 parsel iken ifraz görerek 4465 ve 4466 parsellere ayrılan ve 4466 parsel numarası ile davacıların murisi … adına kaydedilen ve daha sonra tekrar ifraz görerek 4480, 4481 ve 4482 numaralı parsellere ayrılan ve 4482 parsel numarası ile … adına kayıtlı olan taşınmazın 66776 m2 olması gerekirken, miktarının yanlış yazıldığını, 4482 numaralı parselin 66776 m2 olarak tapuya tesciline ve yanlışlığın bu şekilde düzeltilmesi ile orman tahdidi içine alınan kısımların orman tahdit dışına çıkarılması talebi ile dava açmıştır. Mahkemece genel arazi kadastrosunun kesinleştiği 1975 tarihinden dava tarihi olan 04.06.1998 tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/14410-14467 sayılı kararı ile; “Davacılar İznik Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.1079 tarih 1977/281-693 sayılı dava dosyasına dayanarak dava açmıştırlar. Bu dosya ile davacıların murisi … 1195 numaralı parselin tespit maliki olan Hazineyi hasım göstererek kadastro tespitine itiraz etmiş ve mahkemece davanın kabulü ile 1195 numaralı parselin (A) ile gösterilen 23840 m2 kısmının 1195 numaralı parselden ifrazi ile 1153 numaralı parsele eklenerek davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş ve bu hüküm onanarak kesinleşmiştir. Ancak, infaz sırasında hata yapılarak tespit yüzölçümü 43000 m2 olan 1153 numaralı parsele 1195 numaralı parselden ifraz edilen 23840 m2 kısımda eklenerek yüzölçümü 66840 m2 ye çıkarılması gerekirken bu işlem yapılmamış ve yüzölçümü yine 43000 m2 olarak yazılmıştır. Daha sonra 1153 numaralı parsel kamulaştırma nedeni ile 4465 ve 4466 numaralı parselleri ayrılmış ve 4465 numaralı parsel 64 m2 yüzölçümü ile pilon yeri olarak T.E.K Genel Müdürlüğü adına, 4466 numaralı parsel ise 42946 m2 yüzölçümü ile … adına tescil edilmiştir. İznik Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.1079 tarih 1977/281-693 sayılı kararı ile ekli krokide (A) ile gösterilen kısmın 1153 numaralı parsele eklenmesine karar verilmiş olup davacılar kadastro öncesi sebeplere dayanarak dava açmamış olduklarından 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü süre davacılar yönünden işlemez. Davacılar İznik Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.1079 tarih 1977/281-693 sayılı dava dosyasına ve bu karar ile oluşması gereken tapu kaydına dayanarak 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince orman kadastrosuna itiraz etmiş ve infaz sırasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi ile orman tahdit içine alınan ve parsel dışı görünen alanın 4482 numaralı parsele eklenerek murisleri adına tescilini talep etmiş olduklarından ve orman kadastrosunun ilan edildiği 22.02.1994 tarihinden dava tarihine kadar 6831 sayılı Yasanın 11.maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçmemiş olduğundan işin esasına girilerek yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra; Davanın kısmen kabulü ile, 03.09.2010 ve 22.11.2010 tarihli fen bilirkişisi raporları ile 04.10.2010 tarihli orman bilirkişisi raporları esas alınarak ve de sonradan oluşturulan 4480,4465,4481 parseller hariç bırakılmak üzere bilirkişi raporlarında; (Al) olarak gösterilen 20.071,62 m2’lik kısım, (A2) olarak gösterilen 3.399,63 m2’lik kısım, (A3) olarak gösterilen 10.045,09 m2’lik kısım, (B1) olarak gösterilen 6.587,87 m2’lik kısım (bu kısma daha sonra orman idaresinin tapu iptali davası açma hakkı saklı kalmak üzere) olmak üzere (A1) ve (B1)’in 4482 parsel olarak, (A2) ve (A3)’ün ise aynı köydeki son parselden sonra gelmek üzere ayrı parsel numarası verilerek) söz konusu yerlerin davacıların murisi …’ın veraseti esas alınarak 5/20 pay oranında …, 3/20 pay oranında Bedriye Bozan, 3/20 Pay oranında …, 3/20 Pay oranında …, 3/20 Pay oranında …, 3/20 Pay oranında … adlarına tapuya tesciline,
Bilirkişilerin (A4) ve (B4) olarak gösterdikleri kısımlar 4707 parselin malikleri olan …, …, ve … adlarına kayıtlı olduğu ve bu kişilere karşı açılmış herhangi bir dava olmadığından bu kısımlar için davacıların ayrı dava açma hakları saklı kalmak üzere bu kısımlar için hüküm verilmesine yer olmadığına,
Bilirkişilerin (B2) ve (B3) olarak gösterilen kısımlara karşı açılan davanın REDDİNE,
Orman İdaresinin bilirkişilerin raporuna göre orman olduğu halde, orman tahdit sınırları dışında gösterilen (B1) ve (B4) için tapu iptali davası açma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 22.02.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı gerçek kişilere ve Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01/11/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.