YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13932
KARAR NO : 2011/14049
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile katılan gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.12.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat … ile duruşma isteminde bulunmayan … vekili Avukat … ile katılan … gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Avukat … ile Orman Yönetimi vekili Avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü;
Davacılar … ve … dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri Fevziye köyünde sınırları bildirdikleri taşınmazlar için yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre adlarıa tescili için ayrı ayrı açtıkları davalar birleştirilmiştir. Katılan … birleştirilen davanın davcısı … dava konusu ettiği taşınmaz için yararlarına zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Hazine dava konusu taşınmazların zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığını davanın reddini savunmuştur. Mahkemece çekişmeli taşınmazların kısmen orman sayılan yerlerden olduğu kısmen orman alanları ile bütünlük arz eden taşlık ve kayalık olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile katılan gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazı medeni yasanın 713. Maddesine göre tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1982 yılında yapılıp 11.06.1982 tarihinde ilan edilerek 11.06.1983 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz devlet ormanı olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi, ziraatçi bilirkişi ve fen bilirkişi raporlarıyla çekişme taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı kısmen de, etrafı orman ile çevrili orman içi açıklığı olduğu belirlenip, Devlet ormanlarındaki zilyetliğin hukuk ça korunmadığı gibi suç teşkil ettiği, davacı tarafın 3573 sayılı Yasa hükümlerine göre oluşturulmuş bir tapu kaydı bulunmadığı bu nedenle delicelerin aşılanması suretiyle imar ihya ve zilyetliğin hukuki değerinin bulunmadığı, orman içi açıklıkların ise 15.07.2007 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği, gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Yargıtaydaki duruşma gününde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.- TL avukatlık ücretinin, duruşma isteyen davacı … alınarak, kendini avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimine ve Hazineye verilmesine 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.