Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1397 E. 2011/5862 K. 10.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1397
KARAR NO : 2011/5862
KARAR TARİHİ : 10.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ile … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 203 ada 9-10-11-12-13-14-15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, 12-13 ve 14 sayılı parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı … miras payı iddiasıyla dava açmışlardır. …, feri müdahil olarak davalılar yanında davaya katılmıştır. Mahkemece, …’ın davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu 12-13 sayılı parsellerin tamamı ile 14 sayılı parselin (B) işaretli 577,04 m2’lik bölümünün kadastro tespitinin iptaliyle Hazine adına, 14 sayılı parselin (A) işaretli 356,26 m2’lik bölüm ile 9-10-11-15 ve 16 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2B uygulaması 21.5.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 2007 yılında 4999 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 9. maddesi gereğince düzeltme işlemi yapılmıştır.
Incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, çekişmeli taşınmazların kök muris … … kalmadığı, Muris … zamanında taşlık ve çalılık olan bu yerlerin muris … … ölümünden sonra mirasçılardan oğul … tarafından imar ve ihya edilerek şimdiki gibi bahçe haline getirildiği, mirasçılardan … tarafından aynı iddia ile açılan (bu davanın davacısı …’ın davalılar arasında yer aldığı) davada, Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 200/11 esas 2002/342 sayılı kararı ile aynı gerekçe ile davayı reddettiği, bu kararın kesin hüküm olmasa da güçlü delil oluşturduğu, yine bazı tanık ve yerelbilirkişi beyanlarına göre de zaten murisin terekesinin paylaşıldığı ve davacıya başka yerden tarla verildiği, Hazine’nin temyiz ettiği 14 sayılı parselin A işaretli bölümü yönünden ise davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kadastro tespitleri iptal edilen 12-13 ve 14 sayılı parsellerin vasıflarının belirlenmeden tescile karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 3. bendine; “120 ada 14 sayılı
parselin (A) kısmının tarla niteliği ile … kızı … Adına, (B) kısmının hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline”, 4. bendine; “120 ada 12 ve 13 sayılı parsellerin hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 10/05/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.