YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1430
KARAR NO : 2011/4448
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 354 ada 2 parsel sayılı 1797.60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, davalı yararına imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tespit tutanağının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından taşınmazın niteliğine yönelik, davalı tarafından ise esasa yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21/062005 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları bulunmaktadır.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacı, davalı yararına imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı iddiasıyla taşınmazın Hazine adına tescilini istemiş, yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 5-10 yıl önce davacı tarafından temizlenerek kullanılmaya başlandığını beyan etmişler, orman bilirkişi taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında kalıp orman sayılmayan yerlerden olduğunu, ziraat bilirkişisi ise taşınmazın (B) harfiyle işaretli kısmının 30 yıl önce imar ve ihyasının tamamlandığı belirtmişlerdir.
Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve eylemli biçimde de orman olmadığı belirlendiği ve somut olayda 3402 sayılı Yasayanın 30/2. maddesinde öngörülen üç ayrık halden hiçbirisi olmadığı halde H.Y.U.Y.’nın 74. maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralı da aşılarak taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca, yerel bilirkişi ve tanıklar, soyut olarak davalının 10 yıllık zilyetliğinden söz etmişler, buna karşılık ziraat bilirkişisi ise taşınmazın (B) bölümünün 30 yıl önce imar ve ihyasının tamamlandığını açıklamış olmasına karşın taşınmazın kullanım ve tasarruf durumu yönünden yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile ziraat bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilmemiştir. O halde, yeniden yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğindeki yerlerden olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve varsa dayanakları kayıtları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişi ve tarafların bildirdiği zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tespit bilirkişi beyanları arasında çelişki oluştuğunda tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişki giderilmeye
çalışılmalı, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve maddi olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 14/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.