Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/14377 E. 2011/13796 K. 01.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14377
KARAR NO : 2011/13796
KARAR TARİHİ : 01.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … mirasçıları ve katılanlar Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1978 yılında yapılan kadastro sırasında Piraziz ilçesi … köyü 646 sayılı 5.880 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Evönü mevkiine ait 89-89/1 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi niteliği ile … ve … adlarına tespit edilmiştir.
536, 609, 613 ve 616 sayılı sırasıyla 4.140 m2 – 5.190 m2 – 1.950 m2 ve 4.995 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Evönü mevkiine ait 89-89/1 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak 536 parselin ev ve fındık bahçesi niteliğinde, 609, 613 ve 616 sayılı parsellerin fındık bahçesi niteliğinde oldukları, ancak taşınmazlar hakkında Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinde 1971/959 esas sayılı dosyada dava olduğundan malikleri mahkemece belirlenmek üzere tesbitleri yapılmıştır.
… 01.11.1971 havale tarihli dilekçe ile Hazine, belediye başkanlığı, … ve arkadaşlarını taraf göstererek dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazların dedeleri tarafından 250 yıl önce orman ve fundalıktan açılarak fındık bahçesi haline getirildiği, taşınmazların adına tapuya tescili ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinde 1971/959 esas sayılı davayı açmışlardır. Çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi üzerine dava dosyası görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
M…. , 646 ve 656 parsellerin adına tapuya tescili istemiyle kadastro mahkemesinde 1979/24 esas sayılı davayı açmış, mahkemece 656 parsele ilişkin dava ayrılmıştır. Çekişmeli taşınmazlara ilişkin kadastro mahkemesindeki tüm dava dosyaları HYUY’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir.
Orman Yönetimi, 613, 616 ve 646 parsellerin orman sayılan yerlerden oldukları, Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, Vakıflar Genel Müdürlüğü, 536, 609, 613 ve 616 parsellerin kiracılara tasarruf vesikası ile verildiği, tasarruf vesikası verilen kiracıların tapu kaydının cinsi bölümüne ilgili vakfın şerh verilmesi koşuluyla tapularını aldıkları, Vakıflar Yasası ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca taviz bedeli adı altında vakıf alacağı tahsil edilmeden tapu sicilindeki vakfiyet şerhinin silinmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple 536, 609, 613 ve 616 parsellerin tahsisindeki tapu sicilinde yer alan vakfiyenin ihyasına ve bu parsellerin beyanlar hanesine “Şeyh … Vakfından mukataalı ve icareteynli“ olduklarının yazılması istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece, davalılar … ve arkadaşları ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün tutundukları aynı kökten gelen tapu kayıtları ile 15 … 1979 tarihli ilmuhaberin çekişmeli yerlere uymadıkları, dava dışı 622, 625 ve 642 parselleri kapsadıkları, 613, 616 ve 646 parsellerin orman sayılan yerlerden oldukları, 536 ve 609 parseller üzerinde davacılardan … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 536 ve 609 parsellerin … mirasçıları adlarına, 613, 616 ve 646 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılar … mirasçıları ve katılanlar Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Vakıflar Genel Müdürlüğünün 536 ve 609 sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden; Vakıflar Genel Müdürlüğünün tutunduğu tapu kaydının … Tirali ve arkadaşları tarafından tutunulan tapu kaydı ile aynı kökten geldikleri, dayanak tapu kaydının 622, 625 ve 642 parselleri kapsadığı, kaldı ki, tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında miktarından fazlasıyla dava dışı 622 ve 642 parsellere revizyon gördüğü anlaşıldığından Vakıflar Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı … mirasçılarının 613, 616 ve 646 sayılı taşınmazlara, katılan Vakıflar Genel Müdürlüğünün, 613 ve 616 sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve temyize konu taşınmazların uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden oldukları anlaşıldığı, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabi servet niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, kaldı ki, Vakıflar Genel Müdürlüğünün tutunduğu tapu kaydının dava dışı 622, 625 ve 642 parselleri kapsadığı, kadastro çalışmaları sırasında miktarından fazlasıyla dava dışı 622 ve 642 parsellere revizyon gördüğü gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 613, 616 ve 646 sayılı taşınmazlara yönelik hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
3) Hazinenin 536 ve 609 sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; 22.08.2007 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişiler … …, … ve … , temyize konu taşınmazları amca çocukları olan … ve … ‘ün ölene dek kullandıklarını, ölümlerinden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığını, 536 sayılı taşınmaz üzerindeki evin yarısını … ‘ün oğlu … ‘ün kullandığını bildirmişlerdir. Mahkemece gerekçe belirtilmeden 536 ve 609 sayılı taşınmazlar … mirasçıları adlarına tescil edilmiştir. Çekişmeli taşınmazların malik haneleri açık olup gerçek hak sahiplerinin kim veya kimler olduğu yönünde duraksama olmuştur. 22.08.2007 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişiler temyize konu taşınmazları … mirasçıları ile … mirasçılarının kullandıklarını ifade ettiklerinden … mirasçıları davada taraf olmasa dahi 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin mahkemece resen belirlenmesi gereklidir. Açıklanan nedenlerle 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca
taşınmazların gerçek hak sahipleri araştırılmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan durumlar gözetilmeksizin aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle Vakıflar Genel Müdürlüğünün 536 ve 609 parsellere yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2.bentte açıklanan nedenlerle Vakıflar Genel Müdürlüğü ve … mirasçılarının temyiz itirazlarının reddi ile 613, 616 ve 646 sayılı taşınmazlara yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine,
3) 3.bentte açıklanan nedenlerle katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 536 ve 609 sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA 01.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.