YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14577
KARAR NO : 2011/13739
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/06/2004 gün ve 2004/4191-6607 sayılı bozma kararında özetle; ( 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararı ile maki tefrik komisyonlarının kuruluşu ve yaptıkları işlemlerinin yasal olduğu kabul edilmiştir. Ancak, Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2000 gün 1999/62-304 sayılı kararının temyiz incelemesi ile ilgili olarak verilen ve Y.K.D.’nin Ocak 2003 sayısında yayınlanan Dairenin 01.04.2002 gün ve 2002/1940-2932 sayılı ve Dairenin aynı yerde bulunan birçok taşınmaz hakkında verdiği kararlarında açıklandığı gibi “Yörede 1977 yılından önce orman kadastrosu yapılmadığı halde 27.08.1951 tarihinde başlanıp bir gün sonra 28.08.1951 tarihinde tamamlandığı bildirilen “Makilik sahalar sınırlama tutanağı” başlığını taşıyan üç beş satırdan ibaret tutanakla, işlem sırasında herhangi bir harita düzenlendiğinden söz edilmeksizin 13 (XIII) poligon numarasıyla Denizçalı-Karaahmetli köyleri civarında 9443 hektar yüzölçümlü, arazinin komisyon başkanı ve komisyon üyesinden oluşan heyet tarafından makiye ayrıldığı ancak, “Alt kısmı çizilmemiş poligon sahası gösterilmiştir” notu düşülerek dosyaya gönderilen 1/25000 ölçekli olduğu sanılan krokide XIII nolu poligon kabataslak çizgilerle gösterildiği anlaşılmaktadır. Karamürsel ilçesinde görev yapan makiye ayırma komisyonu 3116 sayılı Yasanın 5653 sayılı Yasa ile değiştirilen 1/e maddesi uyarınca çıkartılan yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmadığı için bu ilçede makiye ayırma işlemine değer verilemez.
Bu nedenle, sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı bu yerlerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
6831 sayılı Yasanın 17/1 maddeleri gereğince “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi Yasaktır.” Bu cümleden, devlet ormanı olduğu belirlenen taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine, gerçek kişiler yararına zilyetliğe ve muhdesata ilişkin şerh konulamaz.
…
1. Dairenin 26.10.1993 günlü birinci bozma kararından sonra yapılan 16.05.1994 tarihinde ve 24.02.1998 günlü ikinci bozma kararından sonra 11.04.2002 tarihinde yapılan iki keşif sonucu, ayrı ayrı düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla, … tevziinde 16 (kadastro sırasında 102 ada 69), 53 (kadastro sırasında 102 ada 48 ve 49), 58 (kadastro sırasında 102 ada 57 ve 58) ve 59 (kadastro sırasında 102 ada 59, 60, 61) numaralı parsellerin, uygulanan eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planında orman yada makilik olarak nitelendirildiği, eğimleri %12’den fazla, eylemli durumları itibariyle maki ve orman ağaçları ile kaplı, bu halleriyle orman sayılan yerlerden belirlenerek, gerçek kişinin bu parsellere ilişkin davalarının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, bu parsellere ilişkin …’nın tüm, Hazine ve Orman Yönetiminin ise sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, çekişmeli 102 ada 48, 49, 57, 58, 59, 60, 61 ve 69 sayılı kadastro parsellerinin orman kadastrosuna itiraz davası sırasında kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi nedeniyle, 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince malik hanesi açık bırakılmak suretiyle kadastro tespit tutanaklarının aynı yasanın 26. maddesi gereğince kadastro mahkemesine aktarılması gerekirken, bu durum göz önünde bulundurulmadan kadastroca maliklerinin belirlenmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, Kadastro Yasasının 27, 28 ve 30. maddeleri gereğince malik hanesinin mahkemece resen yapılacak araştırmaya göre doldurulması gerektiğinin gözetilmeyip sicil oluşturulmaması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu parsellere ilişkin hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2. … … …’ın … köyü 102 ada 50 sayılı parselin kadastro tesbitine itiraz davası açıldığı halde, bu parselin kadastro tespit tutanak aslının getirtilmemiştir. Sözü edilen parselin komşu kayıtların okumasına göre, Mecit Atik isimli kişiye … Tevzii Komisyonunca tevzii edildiği, 1989 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alınıp, kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; bu parsel hakkında kadastro mahkemesine süresinde açılmış bir dava olduğuna göre 102 ada 50 sayılı parselin tutanak aslı ve ekleri davalı ise dava dosyası bulunduğu yerden getirtilerek, dava dosyası ile birleştirilip, davacı …’nın bildireceği deliller toplandıktan sonra, davası hakkında olumlu yada olumsuz hüküm kurulması gerekir. Bu nedenle, …’nın 102 ada 50 parselle ilgili temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
3. Orman Yönetimi ve Hazinenin çekişmeli 63 numaralı … tevzii (Kadastro 102 ada 70 numaralı) parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Çekişmeli 63 numaralı … tevzii (kadastro 102 ada 70 numaralı) parselin, orman yüksek mühendisi bilirkişiler … Döşer ve Güven … tarafından düzenlenen raporda, eski tarihli memleket haritasında funda olarak nitelendirildiği, eğimin % 8 olduğu, orman yüksek mühendisi bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda tamamının orman olarak nitelendirildiği ve eğimin % 60 olduğu, orman yüksek mühendisi bilirkişiler … … ve … ise bu taşınmazın eski tarihli memleket haritasında ne şekilde nitelendirildiği açıklanmadan, eğimin % 10 olduğunun bildirildiği, ekli memleket haritası fotokopisinde yeşil renkli ve münhanilerin (yükselti eğrilerinin) sık geçtiği ve eğimin oldukça yüksek olduğu yerde işaretlendiği görülmektedir. Bu durumda, 102 ada 70 parselin eğimi konusunda bilirkişi raporları arasındaki çelişki usulünce giderilmemiştir.
O halde, 1989 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alınan ve hakkında geçerli makiye ayırma işlemi bulunmayan ve ormanların … komisyonlarınca dağıtılacağı konusunda 4753 sayılı yasada bir hüküm bulunmadığı halde, … tevzii komisyonunca dağıtılıp tapu oluşturulduğu anlaşılan, 102 ada 70 (… tevzii 63) sayılı parselle ilgili olarak, mahkemece dava dosyaları üzerinde evvelce görev almamış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek üç orman mühendisi ve bir Harita Mühendisi bulunamaz ise bir … elamanı bilirkişi huzuruyla 102 ada 70 parselde yapılacak keşifte; mahkeme hakimince çekişmeli taşınmazın üzerindeki ve çevresindeki taşınmazların bitki örtüsü, ne şekilde kullanıldığı ve üzerindeki diğer tesisler izlenerek gözlemler tutanağa geçirilmeli, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı, en az ada bazında çekişmeli taşınmaz ile bu … ve komşu adalardaki araziye uygulanmak suretiyle, çekişmeli 102 ada 70 parselin memleket haritasına göre konumu saptanmalı, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, bu parselin 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı Yasalar karşısındaki durumu açıklanarak, memleket haritası ölçeği büyültülüp kadastro paftası ölçeği ile tekniğine uygun olarak eşitlenmeli ve kadastro paftası büyütülen memleket haritası üzerine aplike edilmeli, memleket haritası ve yöreye ait 1/5000 ölçekli fotogometri yöntemi ile düzenlenen haritaların lejantındaki işaretlere göre taşınmaz üzerindeki bitki ve ağaçların cinsinin ne olduğu, taşınmazların öncesi ve bugünü itibariyle orman ya da ormandan elde edilmiş yerler olup olmadığı belirlenip raporda açıklanmalı,eğimi, münhaniler ve eğim ölçer aletler yardımıyla saptanmalı, önceki bilirkişi raporlarındaki … yapısı bitki örtüsü, eğim ve nitelendirme ile ilgili çelişkiler üzerinde durulmalı ve giderilmeli, keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye olanak verir, bilirkişilerden bilimsel verilere dayalı müşterek imzalı birleşik haritalı rapor alınmalı, 102 ada 70 parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, taşınmazın orman olduğu saptandığı taktirde ormanların tevzii edilemeyeceğinden tapu kaydının geçersiz olduğu düşünülerek, deliller birlikte değerlendirilip, 102 ada 70 numaralı parsel gerçek hak sahibi adına tescil edilmelidir.) gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, dava konusu … köyü 102 ada 50 ve 70 sayılı parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
… köyünde orman kadastrosunun 1949 yılında yapıldığı, ancak çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde bu tarihte sınırlama işlemi yapılmadığı, 1952 yılında yapılan maki tefrik işlemleri sırasında kesinleşmiş bir orman kadastrosu bulunmadığı, çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde ilk orman kadastrosunun 1978 yılında yapıldığı, 30.06.1978 tarihinde ilan edildiği, bu işlemde tevzii parsellerinden bir bölümünün eylemli orman olması nedeniyle, tevzii tapuları iptal edildikten sonra orman sınırları içine alınması kaydıyla orman sınırları dışında bırakıldığı, bu alanların 3373 sayılı Yasa döneminde 1989 yılında yapılıp, 28.03.1990 ilâ 28.09.1990 tarihlerinde ilan edilen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı görülmektedir. 1949 yılında yapılan orman kadastrosunda seri usulü uygulanmış, çekişmeli taşınmazların bulunduğu seride orman kadastrosu yapılmamıştır. 1979 yılında da makiye tefrik edilip, 4753 sayılı Yasa hükümlerine göre tevzii edilen bazı alanların eylemli orman olduğu, makiye ayrılamayacak yerlerden olduğunun tesbiti ile yetinilmiş, bu alanların tevzii tapularının iptalinden sonra orman olarak sınırlanabileceği kaydıyla orman sınırları dışında bırakıldığına ilişkin bir değerlendirme yapılmış, ancak orman sınırlaması yapılmamıştır. Bu yerlerdeki ilk orman sınırlaması 1989 yılında yapılan ve …’nın davasına konu olan işlemdir.
1- Davacı …’ın 102 ada 50 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davacı …’ın 102 ada 70 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden oluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise mahkemece ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; raporu hükme dayanak alınan orman bilirkişi kurul ve kurul ek raporunda çekişmeli taşınmazın 1958 tarihli memleket haritasında kısmen orman sayılmayan açık alanda kısmen yeşile … maki (çalılık) işaretli alanda kaldığı, eğiminin yer yer yüzde 0-5 ile yer yer yüzde 5-10 arasında değiştiği, 23.07/1991 tarih 3031 ve 17.07.1994 tarih 2842 numaralı suç tutanağında belirtilen ağaçların maki cinsi ağaçlar olduğu bu nedenle çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir.
6831 sayılı Yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince, tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır. Maddenin 1. fıkrasında sayılan nitelikleri taşıyan taşınmazların hangi hallerde orman sayılmayacağı maddenin 2. fıkrasında ( A, B, C, Ç, D, E, F, G, H, I, J ) bentlerinde sayılmıştır. (J) bendine göre, funda ve makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerler orman sayılmaz. Maki elemanları, Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin yönetmeliğin 20. maddesinde sayılmıştır. Bilimsel olarak eğimi %12’den fazla olan sahalar … muhafaza karakteri taşır. Eğimi %12’den az, maki ile kaplı sahalar 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerdendir.
Açıklanan nedenle mahkemece 102 ada 70 parsele yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken … şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 30/11/2011 günü oybirliğiyle karar verildi,