YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1474
KARAR NO : 2011/1873
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki mera tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 02.09.2009 tarihli dava dilekçesi ile, … Mera Komisyonu Başkanlığı tarafından yapılan mera çalışmalarında mera niteliği ile tespit edilen 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre orman içinde kaldığından tespitin iptali ile orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce, … Köyü’nde olmak üzere 6831 Sayılı Yasaya göre yapılarak 13.05.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastro çalışmaları 2007 yılında yapılıp 03.08.2007 tarihinde kesinleşmiş ve mera niteliği ile hazine adına özel siciline tescil edilmiştir. Daha sonra 4342 Sayılı Yasaya göre 2009 yılında yapılıp 27.07.2009 tarihinde Valilik tarafından onaylanıp 03.08.2009 – 02.09.2009 tarihleri arasında ilan edilen ve açılan dava nedeniyle kesinleşmeyen Mera, Yaylak, Kışlak ve Çayırların Tahsisi çalışması vardır. Çekişmeli taşınmazlar bu tahsis çalışmasında … Köyü’ne tahsis edilmiştir.
Dava konusu 107 ada 1 sayılı parselin … Köyü’ne mera olarak tahdit ve tahsis edildiği, Orman Yönetimince mera tahsisinin iptalinin istediği, tahsis işleminin genel arazi kadastrosunun kesinleşmesinden sonra yapılmasına göre, bu tür davaların 4342 Sayılı Yasanın 13. maddesine gereğince genel mahkemelerde açılması gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde; davanın öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek … olduğu gibi hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.