Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1512 E. 2011/4805 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1512
KARAR NO : 2011/4805
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve … … mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.09.2008 gün 2008/7019-11206 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli 107 ada 33 parsele hakkındaki tutanağın (kadastro komisyon kararının) 22.11.1986 tarihinde kesinleştiği, davanın 10 yıllık ham dürücü süre geçtikten sonra 2005 yılında açıldığı, 22.11.1986 tarihinde kesinleşen tespitin 2004 yılında tapuya tescil edilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, 3402 sayılı Yasanın geçici 4. maddesindeki 1 yıllık sürenin de geçtiği, bu sebeple davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, usul ve yasaya uygun bulunan bozma kararına uyularak davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm … ve … … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapılarak yazılı şekilde davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece delillerin toplanmasına ilişkin ara kararlarının gereklerinin yerine getirilmesinden sonra dava ön şartlarının yokluğu yönünden (hak düşürücü süre dolduğundan) davanın reddine karar verildiği ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8/3 maddesinde “Davanın dinlenebilmesi için kanunda konulan ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” dendiği halde bu madde hükmü gözetilmeksizin Hazine yararına 6.428.- TL. vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yeralan 4. rakamlı bölümün tamamen çıkarılarak; bunun yerine, “Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8/3. maddesi gözetilerek takdir edilen 1.000.- TL. vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 20/04/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.