Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/15405 E. 2012/7648 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15405
KARAR NO : 2012/7648
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Adalar ilçesi, ….. ada mahallesi, 33 ada 3 parsel sayılı 304.78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçeli kargir ev niteliği ile … Akgün adına tapuda kayıtlı olup beyanlar hanesinde “Zemini Şehzade … Vakfına Mukataalıdır” şerhi bulunmaktadır. Davacı … Yönetimi; 56 nolu orman kadastro komisyonunca 1988 yılında yapılan 2/B madde uygulamasının hatalı olduğu, 30 adet kesinleşmiş müsadere kararı bulunan yerleri 6831 sayılı Yasanın 2/B madde Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak orman rejimi dışına çıkarıldığı, bu çalışmaları yapan orman kadastro komisyon üyeleri hakkında İstanbul Valiliği İl İdaresi Kurulu tarafından istenilen kovuşturma izninin zamanaşımı sebebiyle reddedildiği, ancak orman kadastro komisyon üyeleri hakkında açtıkları tazminat davasının İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.4.1996 gün ve 1995/61-1996/242 sayılı kararıyla kabul edildiği, daha önce 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespiti istemiyle hasımsız açtıkları davanın Adalar Asliye Hukuk Mahkemesince hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddedildiği, temyiz üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2004 gün ve 2004/7880 – 9015 sayılı kararıyla orman kadastro komisyon üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa, bu kişiler tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde sayılacağından, yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalınmaksızın işlemlerin iptali için her zaman dava açılabilirse de, böyle bir davanın hasımsız görülemeyeceği, yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak yapılan işlem ve çalışmalar kim ya da kimlerin hukukunu ve hakkını etkiliyor ise, bu konudaki iptal davalarında husumetin o kişilere yönetilmesi gerektiği, mahkemenin davayı bu sebeple reddetmesi gereğine değinerek yerel mahkeme hükmünü onadığı, açıklanan nedenlerle 56 nolu orman kadastro komisyonunca 33 ada 3 parsele ilişkin orman rejimi dışına çıkarma işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti ve tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili ve beyanlar hanesindeki “Zemini Şehzade … Vakfına Mukataalıdır” şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmıştır.
Davacı Hazine ise taşınmazın kesinleşen 2/B sınırları içinde kaldığını, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili iddiası ile dava açmış, bu iki dava birleştirilerek görülmüştür.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu Burgazada 33 ada 3 parselle ilgili 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 1989 yılında yaptığı 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerindeki Vakıf şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.Dava, 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca yapılan orman rejimi dışına çıkarılma çalışmasının yok hükmünde olduğunun tespiti, tapu iptali tescil ve beyanlar hanesindeki vakıf şerhinin silinmesi istemine yöneliktir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 23.09.1981, 26.11.1985 ve 19.04.1989 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma işlemleri bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, mahkemece bu işlemin yok hükmünde olduğu tespit edilmekle taşınmazın orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, Anayasanın Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi başlığında düzenlenen 169. maddesinde, (Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. …) hükmünün bulunduğu, keza, 6831 sayılı Orman Yasasının 17. maddesi 1. fıkrasında ( Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.) denildiği, yine bu gibi eylemlerin cezaî yaptırıma bağlandığı, aynı Yasanın 93. maddesinde de (bu Kanunun 17’nci maddesinde Yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı)’nın hükme bağladığı, Anayasa ve yasada düzenlenen bu hükümlere göre, yasak ve suç sayılan bir eylemin kişi veya tüzelkişiler lehine şerh olarak tapunun beyanlar hanesinde yer almasının yasaya aykırı olduğu, davalı … İdaresinin temyizi parselin “Zemininin …. … Vakfı” şerhinin iptaline yönelik olduğu, parselin öncesinin orman olduğu ve kesinleşen devlet ormanı kadastro sınırı içinde kaldığı belirlenerek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile tescili karar verildiğine ve devlet ormanlarına ait tapu kayıtlarına böyle bir şerh konulamayacağı gözönünde bulundurularak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu yöne ilişkin, davalı …’ın ise tapu iptaline yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 21/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.