Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/15912 E. 2012/12629 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15912
KARAR NO : 2012/12629
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii, 223 ada 1 parsel sayılı 1710,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetilği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına paylı olarak tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki, orman içi açıklık, taşlık ve kayalık niteliğinde olduğu, imar ve ihya edilmediği, tarımsal faaliyet yürütülediği, imar, ihya ve zilyetlikle edinme koşullarırın davalılar yarırına oluşmadığı, tesbitin iptali ve Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi, taşınmazın orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, tesbitin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davcı Hazine ile davalı gerçek kişiler tarfından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilân edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi vardır. Daha sonra 1981 yılında sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı Yasanın, 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilân edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983 kesinleşmiş, itirazlı yerlerde ise komisyon çalışmalarının 30.07.1982 tarihinde ilân edilmesiyle çalışma 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, aynı yerde 1991 yılında 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp, dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin kesineşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, bir bütün olarak düşünüldüğünde, etrafının sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili, 1959 yılı ve 1996 memleket haritasında ise yeşil ile renklendirilip, orman olarak nitelendirildiği, düze yakın, üzerinde 2 adet 30 – 35 yaşında zeytin ağacı ve 7 adet 50 yaşlarında alıç ağaçları bulunan ve tarla olarak kullanılan yer olduğu, bu haliyle sınırdaki devlet ormanın devamı niteliğindeki, bu orman ile bütünlük arz edip, orman rejimine tabi olan orman içi açıklık niteliğinde olduğu belirlenip, 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesi gereğince gereğince orman olarak sınırlandırılacak yerler arasında sayıldığı, 02.12.2003 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4999 sayılı Yasanın 3. maddesi ve 6831 sayılı Yasanın 6292 sayılı Yasanın 13/(1) maddesi ile değişik 7. maddesinin 1. fıkrasıyla “Devlet
ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da sınırlandırma sırasında orman olduğu halde, orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmünün getirildiği, bu hükümle orman kadastro komisyonlarına daha önce sınırlaması yapılmış olup da, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde, hata ile orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisi verilmiş ve Orman Kadastro Yönetmeliğinde de benzer hükümlere yer verildiği hususları gözetilerek, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazine ve davalı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13.11.2012 günü oy birliği ile karar verildi.