Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1609 E. 2011/4644 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1609
KARAR NO : 2011/4644
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, kadastro sırasında … ilçesi, … köyü, … mevkiinde bulunan 5514 m2 tarla vasıflı taşınmazının tapuda kayıtlı olduğu halde, 101 ada 1 sayılı orman parseli içerisinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; ”Dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde 10 günlük süre içerisinde nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde parsel dosyasında saklanmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğne iadesine” karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi vekili tarafından, şarta bağlı olarak davacı tarafa yüklenen vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 02.11.1949 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacıların, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde bulunan 5514 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu halde kadastroda kendi adlarına tespitinin yapılmadığı savı ile açtıkları davada, talep ettiği taşınmaz bölümünün, daha önce 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre 101 ada 1 numaralı orman parseli içersinde kaldığı ve bu orman parseli hakkında, tahdidin evvelce yapılıp kesinleşmesi nedeniyle tutanak düzenlenmediği ve 3402 sayılı kadastro Yasasının 22/son maddesine göre aktarmaya karar verildiğinden, mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; görevsizlik kararları nihai kararlardan olup, davalı yönetim lehine vekalet ücretine doğrudan karar verilmesi gerekirken, ”dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmediği takdirde …” denilmek suretiyle davalı … Yönetimi lehine takdir edilen vekalet ücretinin şarta bağlı olarak davacı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının altıncı paragrafının birinci satırında yer alan ”Dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmediği takdirde …” cümlesinin kaldırılmasına ve yine altıncı paragrafının üçüncü satırında yer alan ”…takdir olunan 1000.00.-TL ücreti vekaletin davacıdan… ” kelimeleri
çıkartılarak bunun yerine, “…takdir olunan 1000.00.- TL ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen …” kelimeleri yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.