Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1630 E. 2011/4741 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1630
KARAR NO : 2011/4741
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, dava dilekçesi ile; …Köyünde 5304 Sayılı yasa ile değişik 3402 Sayılı yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilana çıkartıldığını, … Köyü sınırları içinde bulunan 128 ada 17 parsel sayılı 3114,47 m² yüzölçümüyle orman olarak tespit edilen parselin yüzölçümü itibariyle sınırlarının daraltıldığını belirterek, yüzölçümünün düzeltilerek yazılmasını istemiştir. Dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan parseller kadastro müdürlüğünce tespit edilip, 128 ada 4, 5, 6, 15 ve 18 nolu parsellerin kadastro tutanakları yüzölçümü haneleri boş bırakılarak davalı olarak mahkemeye gönderildikten sonra yapılan yargılama sonunda mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve 128 ada 17 nolu orman parseline sınır olan 128 ada 4, 5, 6 ve 18 nolu parsellerin orman bilirkişi ve fen bilirkişi raporunda gösterilen 128 ada 4 nolu parselin 1893,60 m2 olarak, 128 ada 5 nolu parselin 0646,07 m2 olarak, 128 ada 6 nolu parselin 1804,26 m2 olarak, 128 ada 18 nolu parselin 0540,90 m2 olarak tamamının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle tutanaklarının iptali ile ayrı bir parsel numarası verilerek orman vasfı ile … adına tapuya kayıt ve tesciline;
Orman ve fen bilirkişi raporlarında 128 ada 17 nolu orman parseline sınır olan 128 ada 15 parselin fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen ve 9488,13 m2’lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle bu parselden tefriki ile ayrı bir parsel numarası verilerek Orman vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline ve geriye kalan ve raporda (B) ile gösterilen 43730,30 m2’lik kısmının da Orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle 128 ada 15 parselin yüzölçümü 43730,30 m2 olarak tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından reddedilen 128 ada 15 parselin (B) bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece temyize konu 128 ada 15 parselin krokide (B) ile gösterilen 43730,30 m2’lik bölümünün tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de; davacı … Yönetimi, dava dilekçesi ile; … Köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilana çıkartıldığını, … Köyü sınırları içinde bulunan 128 ada 17 parsel sayılı 3114,47 m² yüzölçümüyle orman olarak tespit edilen parselin yüzölçümü itibariyle sınırlarının daraltıldığını ve taşınmazın çevresindeki alanın orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve köy tüzelkişiliğine husumet yönelterek dava açmış, davaya konu olan yerler hakkında 128 ada 4, 5, 6, 15 ve 18 parsel numarası verilerek yüzölçümü haneleri boş bırakılarak davalı olarak
3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Ancak, temyize konu 128 ada 15 parsel hakkında kadastro tespitinden önce açılmış bir davanın bulunması nedeniyle, kadastro tespiti sırasında malik hanesinin açık bırakılması zorunludur. Bu durumda; malik hanesinin doldurulmuş olması hukuken hiçbir sonuç doğurmaz. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27 ve 30/2 maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Orman Yönetiminin 30 günlük kısmi ilan süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlenmesi gerekeceğine göre, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp temyize konu 128 ada 15 parselin (B) bölümünün gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 128 ada 15 parselin krokide (B) ile gösterilen bölümü hakkında araştırma ve inceleme yapılmaksızın tespit gibi tescile karar verilmesi doğru değildir.
O halde, mahkemece yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, temyize konu 128 ada 15 parselin (B) bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tesbitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri taşınmaz başında usulün 259. maddesi hükmüne uygun biçimde ayrı ayrı dinlenerek tesbitte saptanan hukuksal olgu ile yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmüne göre davacı taraf ile ortak miras bırakanı ölmüş ise ortak miras bırakanın varsa, dava dışı mirasçılarının onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenip ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden salt kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Malik hanesi boş olan temyize konu 128 ada 15 parselin krokide (B) ile gösterilen bölümü hakkında mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 20/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.