Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/17082 E. 2012/8944 K. 13.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17082
KARAR NO : 2012/8944
KARAR TARİHİ : 13.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 104 ada 1 parsel sayılı 727 H.6261 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, … ve ark.; taşınmazın Aralık 1960 tarihinde 177 nolu tapuda kayıtlı olduğu; …; atalarından kaldığı ve zilyetliklerinde olduğu, Şazımet Bilgili; Kasım 1982 tarih 3 – 5 nolu tapuda kayıtlı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 1 ve 2 nolu taşınmazlar bakımından davanın kabulüne, taşınmazların Sırma Keleş mir. adına tapuya tesciline; 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu taşınmazlar yönünden, davanın reddine karar verilmiş, hüküm …, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) Müdahil …’nin fen bilirkişi raporunda 5 (3279 m2 ) ve 6 (1732 m2) numara ile gösterilen iki parça taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; taşınmazların eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan ve orman içi açıklık durumunda, dört tarafı meşelik niteliğindeki yerlerden olduğu ve davalının tutunduğu Şubat 299 tarih 2 numaralı sicilden gelen Kasım 1982 tarih 3 ve 5 numaralı, sınırları; sırasıyla çay, söğüt, tarik; köse, sırt ve bayır olan tapu kaydının sınırlarının taşınmazlara uyduğu bildirilmişse de, yerel bilirkişi beyanlarının soyut ifadeler olduğu, sınırların zeminde gösterilemediği, kaydın kadastro sırasında uygulanamadığı ve sınırların her yere uyabilecek nitelikte olması nedeniyle çekişmeli taşınmazlara uyduğundan sözedilemeyeceği, kaldı ki uysa bile, 4785 sayılı Yasa karşısında yasal değerinin bulunmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, fen bilirkişi Yener Bozoğlu tarafından hazırlanan krokide 5 ve 6 numara ile gösterilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2) Orman Yönetimi ve Hazinenin Sırma Keleş mirasçıları adına tescile karar verilen fen bilirkişi raporunda 1 (7781 m2) ve 2 (1636 m2) taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; uzman bilirkişi raporunda bu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, hükme esas alınan raporda taşınmazların 1962 tarihli memleket haritasında kadastro paftası ile aplike edilmemesi, bu nedenle çekişmeli taşınmazların komşu taşınmazlara göre olan konumunun ve 104 ada 1 parsel sayılı geniş orman parseli içindeki yerlerinin anlaşılamaması
2011/17082 – 2011/8944
nedeniyle dairenin 29.06.2011 günlü geri çevirme kararında ek rapor hazırlanması istenmiş, ancak, 29.09.2011 tarihli fen bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapora ekli memleket haritasının orjinal renkleri içermediği ve bu hali ile denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Taşınmazların hali hazırda ne şekilde kullanıldığı, üzerindeki bitki örtüsü ve toprak yapısının ne olduğu konusunda da ziraat uzmanından rapor alınmamıştır.
O halde mahkemece, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile 1 ve 2 numara ile gösterilen taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile getirtilmeli, yine keşifte uygulandığı bildirilen 1962 tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmazlar ve çevresine uygulanıp taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğünü gösterir rapor alınmalı, böylece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de; kadastro hakimi tutanağı davalı olan taşınmaz hakkında düzenli bir sicil oluşturmakla görevlidir. Somut olayda 104 ada 1 parselde dava konusu olmayan bölümler hakkında bir karar verilmemiş ve davalı olan tutanak hakkında sicil oluşturulmamış olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; müdahil …’nin 5 ve 6 numara ile gösterilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlara yönelik hükmün ONANMASINA; aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden …’ye yükletilmesine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazine’nin 1 ve 2 numara ile gösterilen taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölümlere yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 13.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.