Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/17139 E. 2012/5126 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17139
KARAR NO : 2012/5126
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve birleşen dosya davacısı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Yörede 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında… köyü, 119 ada 1 parsel sayılı 81850,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ve kadastro tutanağı 19/06/2007 ila 18/07/2007 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız kesinleşmiştir. Davacı … ve birleşen dosya davacısı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile lehlerine edinme koşulu oluşan taşınmazlarının 119 ada 1 sayılı orman parseli içinde bırakıldığı iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacıların dava konusu ettiği taşınmazların, kesinleşmiş orman tahdidi içinde özel mülkiyete konu olamayacak orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı ve birleşen dosya davacısı gerçek kişilerin davalarının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve birleşen dosya davacısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya göre dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 sayılı Yasaya göre 1981 yılında yapılan ve 01.10.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 2007 yılında 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılıp 19.06.2007 ila 18.07.2007 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2008 yılında yapılıp 02.05.2008 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasanın 4/3 üncü maddesi; “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık iki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu kanun hükümlerine göre yürütülür.
Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.” şeklinde iken 22.02.2005 gün 5304 Sayılı Yasayla sözü edilen üçüncü fıkra değiştirilmiş ve aynı maddeye 4-5-6’ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3 üncü fıkra “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek
mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içinde iştirak ettirilmesi zorunludur. Bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re’sen devam ettirilir.” şeklini almış,
Eklenen 5 inci fıkra ise “Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilana alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır” şeklindedir.
Yine 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Tapu Kanunuyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesiyle 6831 sayılı Orman Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının sonuna; “Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır” cümlesi eklenmek suretiyle 6831 Sayılı Yasa hükümleri 3402 sayılı Yasa hükümleriyle uyumlu hale getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasaların getirdiği bu yeni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu çalışmalarında kadastro ekiplerince dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesi hükmünde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel yasa olan 6831 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Yasanın 11/1 inci maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu ve bu ilkeler H.G.K.’nun 08.06.2005 gün 2005/20–327–377 sayılı ve 28.06.2006 gün 2006/20–467–494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, somut olayda davacı gerçek kişiler zilyetliğe dayanarak dava açtıklarından, 3402 sayılı Yasanın 11/1 inci maddesi hükmü karşısında orman kadastrosu kesinleşen yerlerde zilyetliğe dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açılamayacağı; ancak, tapuya dayalı dava açılabileceği gözetilerek zilyetliğe dayalı olarak açılan davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … ve birleşen dosya davacısı …’in temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 04/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.