YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/175
KARAR NO : 2011/5486
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… parsel sayılı taşınmazlar, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, 2 sayılı parselin beyanlar hanesinde …, 3 sayılı parselin beyanlar hanesinde …’nun kullanımında olduğu belirtilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, dava konusu taşınmazların fiili kullanım ve muhdesat durumuna göre kullanımın şerh verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … sayılı parselin beyanlar hanesinde zilyet olarak adına tespit yapılan …’nun zilyetliğine ilaveten …’in adının da yazılmasına, bu parsele ilişkin olarak davacı …’un davasının reddine, … sayılı parselle ilgili davanın reddine ve dava konusu … parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 6831 sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasayla değişik 2/B maddesi gereğince 1990 yılında yapılıp 03.03.1993 tarihinde askı ilanı yapılarak 04.09.1993 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü kısmen reddi yönünde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli … parsel sayılı taşınmazın öncesi orman olmakla birlikte nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4. maddesi gereğince tarla niteliği ile tespit edildiği, ancak dinlenen yerel bilirkişilerce mera olarak köylülerce kullanıldığının belirtildiğinden davacı …’in hayvan otlatmak şeklinde kullandığı belirtilmiş olmasına göre bu türden bir kullanımın 5831 sayılı Yasanın 10. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasaya eklenen ek. 4. maddesinde belirtilen kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, taşınmaz
üzerinde kullanım durumuna ilişkin olarak lehine şerh bulunan … aleyhine şerhin silinmesine ilişkin Hazine tarafından her zaman dava açılabileceğine göre davacı …’in davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasalara aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, kadastro hakiminin infaza elverişli sicil oluşturmakla görevli olduğu gözönüne alınarak tutanağı davalı olarak gönderilen … parsel yönünden tescile ilişkin hüküm kurulmaması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile 101 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı … yararına kurulan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişiye iadesine 03/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.