Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1822 E. 2011/5170 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1822
KARAR NO : 2011/5170
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, Hazine ve köy tüzelkişiliğini taraf göstererek dava dilekçesine ekli krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi istemiyle kısmi ilan süresi içinde dava açmıştır. Kısmi ilandan sonra yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, davacı … Yönetiminin dava ettiği yerlerden olan Çandarlı köyü 112 ada 15 ve 18 parsel sayılı sırasıyla 5649,00 m2 ve 1481,43 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kısmi ilan süresi içinde dava açıldığından malik hanesi boş olarak tespit görmesi gerekirken, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Mahkemece, tespit maliki davaya dâhil edildikten sonra yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve … köyünde kain 112 ada 15 parsel ile 112 ada 18 parsel numaralı taşınmazların davalı … adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla maliye hazinesi adına tespit ve tahditine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava edilen taşınmaza karşı kısmi askı ilan süresi içinde dava açıldığına göre, çekişmeli parselin kadastro tutanağı kesinleştirilmiş ise de, süresinde dava açıldığından tespitin kesinleşmeyeceği gözönüne alınarak “tespitin iptali” yerine “tapu kaydının iptaline” ve yine hüküm fıkrasında kabule konu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi yerine “Hazine adına tespit ve tahdidine” karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca, hükümden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların
iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Ancak, belirtilen yasa değişikliği ve yukarıda ifade edilen diğer hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün birinci bendi ikinci paragrafının ikinci cümlesinde yer alan “tapu kaydının iptali” cümlesi kaldırılarak; yerine, “kadastro tespitinin iptali” cümlesinin yazılması, yine hükmün birinci bendi ikinci paragrafı üçüncü cümlesinde yer alan “tahditine” kelimesi kaldırılarak; yerine, “tesciline” kelimesinin yazılması ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin 2, 3, ve 4’üncü bentlerinin kaldırılarak; yerine, “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/04/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.