YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/189
KARAR NO : 2011/2702
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 29/06/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … ve … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15/03/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … VE ARKADAŞLARI vekili ile karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, dava konusu … Mahallesi 142 ada 23 parsel sayılı taşınmaz, 6924,39 m2 yüzölçümü ve TARLA niteliği ile 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğundan kullanıcısı belirtilmeden HAZİNE adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, dava konusu taşınmazın zilyedi olduklarını ileri sürerek, tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak isimlerinin yazılması istemiyle açtıkları dava, davacı … ‘in dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcı olarak kendi isminin gösterilmesi istemiyle açtığı dava ile hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve … vekili, davacı … vekili ile davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 03/09/1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarıldığından mülkiyeti Hazine adına tespit edilen çekişmeli taşınmazın, davacıların kullanımında bulunmadığının anlaşıldığına, Hazinenin davaya konu parselin beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması yönelik bir davası bulunmadığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak davanın kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu, davanın ret ile sonuçlandığı ve davalı HAZİNENİN davada avukat ile temsil edildiği anlaşılmış olup, H.Y.U.Y.’nın 417. maddesi uyarınca yargılama gideri olarak haklı çıkan taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulması ve yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 3. bendi tümüyle hükümden çıkarılarak, bunun yerine, “3- Davalı HAZİNE kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu’nun 31.maddesi uyarınca takdir edilen 150.00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı HAZİNE ye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 825.00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.