Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1893 E. 2011/4881 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1893
KARAR NO : 2011/4881
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü Merkez mevkii 135 ada 1 parsel sayılı 70,14 m2 arsa belgesiz, atalarından intikalen 20 yıldan fazla süredir …zilyetliğindeyken 2006 yılında… onunda aynı yıl …’e sattığı ve halen onun zilyetliğinde olduğu yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğundan söz edilerek … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, imar ihya ve zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve Hazine adına tapuya tescilin karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları bırakıldığı ancak, öncesi ve eylemli turumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, çekişmeli parselin 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/h maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılma olanağı bulunduğundan, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken nitelik belirtilmeden Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değilse de, kararı Hazine temyiz etmediğine, taşınmazın orman olarak kullanılmak üzere her zaman Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilebileceği gibi, yineden yapılacak orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılabileceğine, davalı tarafça tehiri icra isteminde bulunulmuşsa da, davanın ve kararın niteliğine gözetildiğinde, mahkeme kararının yasal yollar tükenmeden infaz olanağı bulunmadığına, mahkemece verilmiş bir tedbir kararı da olmadığına, bu nedenle tehiri icra istemi hakkında bir karar verilemesi gerekmediğine göre, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.