Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1976 E. 2011/5563 K. 04.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1976
KARAR NO : 2011/5563
KARAR TARİHİ : 04.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Şüeda Bilgitay ve arkadaşları ile … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1997 yılında yapılan ek kadastro sırasında … 164 ada 2 parsel sayılı 3.331,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tahdit içinde iken 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı ve Haziran 1995 tarih 4208 sayfada 3122 parsel numarası ile Hazine adına kayıtlı olduğu, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün genelgesi uyarınca fiili kullanım durumuna göre tespit yapılması istenildiğinden söz edilerek beyanlar hanesine , “ taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılmıştır, bu parsel …’in tasarrufundadır” açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. … ve 19 arkadaşı, 92 ada 27 ve dava dışı 164 ada 2 parselin tarafların ortak miras bırakanları … … … ve … … … kaldığı, bu sebeple beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptal edilerek … … … ve … … … mirasçılarının adlarının yazılması istemiyle dava açmışlar, davalı …’in davayı kabul etmesi üzerine Üsküdar Kadastro Mahkemesi 13.7.1999 gün 1997/134-1999/142 sayılı ilam ile davalının davayı kabulü sebebiyle 92 ada 27 ve 164 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda … ve 16 arkadaşı ile davalının zilyet olduklarının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, …’in temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince onanarak 18.1.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
… ve arkadaşları vekili, 164 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kök miras bırakan … …’dan kaldığını, beyanlar hanesindeki … dışındaki kişilerin zilyetlik şerhlerinin iptal edilerek müvekkillerinin zilyet oldukları şerhinin yazılması ve davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.Mahkemece, 2924 sayılı Yasanın 4127 sayılı Yasa ile değişik hükümlerinin belediye sınırları içinde kalan taşınmazlarda uygulanmayacağı, Anayasa Mahkemesinin 4.10.2002 gün 2001/382-21 ve 30.03.1993 gün 1992/48-1993/14 sayılı iptal kararları karşısında davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından temyizi üzerine 8. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.12.2007 gün 2007/5531-7155 sayılı bozma kararında özetle “4127 sayılı Yasa ile değişik 2924 sayılı Yasanın 11. maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybı sebebiyle dışarıya çıkarılan yerlerin öncelikle kadastrosunun yapılacağı ve kadastro çalışmaları sırasında fiili kullanım durumu göz önünde tutularak muhdesat ve tasarruf edenlerin isimlerinin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterileceğinin açıklandığı, 3. fıkrasında da lehine şerh verilecek kişilerle ilgili koşullara yer verildiği, davacıların anılan hüküm uyarınca dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğu, toplanan delillere göre davacıların taşınmazın bulunduğu çalışma alanı köyü nüfusuna kayıtlı oldukları, öncesi köy olan yerde belediye teşkilatının kurulmasının davacıların o yerde oturmuş olma koşulunu ortadan kaldırmayacağı, nitelik kaybı sebebiyle orman rejim dışına çıkarılan yerlerin satışına ilişkin hükümlerin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin davacıların bu davayı açmalarını önlemeyeceği, bu sebeple ikamet koşulu, zilyetlik koşulu bakımından dinlenen tanık beyanları arasındaki aykırılığın giderilmesi, sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak Hazine’ye yönelik davanın pasif husumet yokluğu yönünden reddine, davalı … hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulü ile … ve arkadaşlarının zilyetliklerinin tapuya şerh edilmesine, davacılar davalıların el atmalarının önlenmesi isteminden ıslah dilekçesi ile vazgeçtiklerinden el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine, Şüeda Bilgitay ve arkadaşları, … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ve zilyet olduğu şerhinin yazılması niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyularak işlem yapıldığına göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Hazine, çekişmeli taşınmazın tapu maliki olup davada yasal hasım konumunda bulunduğu halde Hazine aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu yönünden reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple hükmün 1 rakamlı bölümünün tamamen çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 04.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.