Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1988 E. 2011/5403 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1988
KARAR NO : 2011/5403
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 251 ada 2 parsel sayılı 5031,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olduğu nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ve fotoğraflarda çekişmeli taşınmazın 1970 tarihli memleket haritasında açık renkli yapraklı ağaç rumuzlu alanda, 1984 tarihli hava fotoğrafında orman alanında olmadığı, amenajman planında ziraat rumuzlu alanda bulunduğu, 5304 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu göstermişlerdir. Ne var ki; orman kadastrosunun uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 26. Maddesinde (h) bendinde “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların”, (J) bendinde ise orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı hükme bağlanmış, devamında ise “4785 Sayılı Yasayla devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen (b, d, e, f, g, ı, j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışında bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz “denilmektedir.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazın halen üzerinde 18 adet meşe ağacının bulunduğu, sınır olduğu 102 ada 1 sayılı orman parselinin devamı niteliğinde bulunduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun saptandığı anlaşılmakla yukarıda belirtilen yönetmeliğin 26. madde hükmü gözönünde bulumndurulduğunda, orman sınırları dışında kalmış olmasının çekişmeli taşınmazın orman niteliğini ortadan kaldırmayacağı
nazara alınarak mahkemece davanın kabulüne ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile yazılı biçimde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyizi itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.