YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20
KARAR NO : 2011/2965
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.11.2006 gün ve 12868 – 15968 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte 1962 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1985 ve 1987 yıllarında 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar getirtilerek tapulama paftası ile ölçekleri eşitlenip zemine uygulanarak taşınmazların tahdit hattına göre konumu belirlenmeli, tahdit hattı içine kaldığının anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmeli, 1985 ve 1987 tarihinde yapılan orman kadastrosu ve sınırları içine alındığı saptandığı takdirde öncesinin orman olup olmadığı, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman haritası uygulanarak belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Yazıcık Köyü 376 ve 382 parsellerde yapılan 2/B uygulamasının iptaline, 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 220 parselde yapılan orman sınırlaması ve 2/B uygulamasının iptaline, orman sınırları dışına çıkarılmışsa davacının tescil talebi konusunda mahkemenin görevsizliğe, talep halinde Devrek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.01.1963 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 07.10.1985 tarihinde 2896 Sayılı Yasaya göre 2/B uygulaması ve 20.08.1990 tarihinde 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen dışarıda kalmış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazlardan 376 ve 382 parsellerin uzman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme ve araştırmada 1963 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve halen eylemli orman niteliğinde olup, nitelik yitirmediği anlaşılarak … şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu parsellere yönelik Hazinenin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Dava konusu 220 parsele yönelik Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın yörede 1963 yılında yapılan ilk orman kadastrosunda orman sınırları dışında kaldığı, 3302 sayılı yasaya göre1990 yılında yapılan dışarıda kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması ile orman sınırı içine alınıp, 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirmesi nedeniyle hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı, mahkemece resmi belgelerin uygulanmasına dayalı yapılan araştırma ve inceleme sonucu orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılarak … şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; zaten davacı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın, tekrar adına tescili konusunda genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi ve orman sınırları içine alınmasına karar verilen 376 ve 382 parsellerin de orman niteliği ile hazine adına tescile karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinin sonunda yer alan “376 nolu parselin 4597.60 m2 yüzölçümü ile, 382 nolu parselin 1128.30 m2 yüzölçümüyle 6831 sayılı yasanın 11/4 maddesi gereğince orman vasfı ile maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine “müdahil davacının tescil talebi konusunda, davanın niteliği gereği mahkememizin görevsizliğine, süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Devrek Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle ve 2. bendin sonunda yer alan “davacı …’in tescil talebi konusunda mahkememizin görevsizliğine, süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Devrek Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/03/2011günü oybirliğiyle karar verildi.