YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2007
KARAR NO : 2011/5363
KARAR TARİHİ : 02.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Bağlık Mahallesi 445 ada 29 parsel sayılı 396,86 m² yüzölçümündeki taşınmazın, orman niteliğini kaybettiğinden 6831 Sayılı Yasının 2/B maddesi gereğnice Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartıldığı iddiasıyla davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesine dayalı tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1962 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1986 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 396,86 m² yüzölçümünde olup tapuda bağımsız bölümler halinde davalılar adına kayıtlı olan çekişmeli parselin, Tapulama Mahkemesinin 02.09.1965 gün 428/98 sayılı kararı ile orman niteliğinde bulunduğundan genel kadastroda tapulama harici bırakıldığı, 6831 sayılı Yasaya göre 1986 yılında yapılıp kesinleşen 2/B uygulamasında nitelik yitirdiğinden orman sınırları dışarısına çıkarıldığı ve 22.12.1990 tarihinde Hazine adına 907 parsel sayısı ile idari yoldan tescil edildiği, yenileme çalışmaları sonucu 445 ada 29 parsel sayısını aldığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nce 2981/3290 Sayılı Yasanın 10/c maddesi gereğince üzerinde gecekondusu bulunan ve davalıların bayiisi sıfatında olan …’na devredilmesi için … Belediye Başkanlığı’na 1994 yılında devredildiği, Belediye Encümenin 22.09.1994 tarih 3871 sayılı kararı gereğince … adına tescil edildiği, daha sonra kat mülkiyeti hükümlerine göre davalılar adına bağımsız bölümler halinde tapuya kaydedildiği anlaşılmıştır.
Uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1962 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 1986 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B. maddesi gereğince orman niteliğini yitirdiğinden orman sınırları dışına çıkartıldığı ve idari yoldan Hazine adına tescil edildiği, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği
yoluyla edinilemeyeceği gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa
hükmü bulunmadığı aksine, 3194 sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği hususları gözetilerek, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü hususları gözetilerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava konusu taşınmazın arsa tapu kaydı kapatılarak kat mülkiyeti esaslarına göre bağımsız bölümler halinde ayrı ayrı tapuya tescil edildiğinden bağımsız bölüm tapu kayıtlarının iptaline karar vermek gerekirken 445 ada 29 sayılı parselin tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “445 ada 29 nolu parselin davalılar adına olan tapusunun iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi kaynak gösterilmek suretiyle” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “445 ada 29 parsel sayılı taşınmazdaki kat mülkiyeti esasına tapuda davalılar adına kayıtlı 1 ila 12 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptaline ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince
orman sınırları dışarısına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 02/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.