Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2058 E. 2011/2921 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2058
KARAR NO : 2011/2921
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 27/01/08 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1581 parselin tapuda mera niteliğiyle davalı … adına kayıtlı olduğunu, yörede 1970 yılında yapılan ve ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığını, taşınmazın tahdit içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davalıların elatmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2085 m2’lik bölümün çekişmeli parselden ifrazı ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısma davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1969 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 29.05.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1969 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 2007 yılında ilan edilerek kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1980 yılında yapılan arazi tapulamada ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak mera niteliğiyle özel sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olduğu ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan özel sicil kaydının, davalıya hiç bir hak kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan sicilin iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), nitelikte olduğu göre, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 17/03 /2011 günü oybirliğiyle karar verildi.