Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2174 E. 2011/3199 K. 23.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2174
KARAR NO : 2011/3199
KARAR TARİHİ : 23.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan mera sicil kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ile … Köyü Tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1950 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 1306 parsel sayılı 13.730m2 yüzölçümündeki taşınmaz 309/568 yazım numaralı vergi kaydı ve Ocak 1946 tarih 23 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir…. Karacaviran Köyü tüzel Kişiliği ve bir kısım kişilerin açtıkları dava üzerine Kızılcahamam Tapulama Mahkemesinin 08.11.1973 gün 1959/150 – 1973/17 sayılı kararıyla 1306 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmasına, aidiyet isteminin görev yönünden reddine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 15.09.1976 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı … Yönetimi, 1306 parselin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, mera sicil kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın … bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (C) ile işaretlenen 12.582,53 m2 yüzölçümlü bölümünün mera sicil kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ile … Köyü Tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan mera sicil kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu , daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp 08.11.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Dairenin geri çevirme kararı üzerine Ulaştırma Bakanlığı, çekişmeli 1306 parselin 1.080m2 yüzölçümlü bölümünün 21.12.1994 gün 1994/228 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırıldığını bildirdiğinden çekişmeli taşınmazın kamulaştırılan kesimi hakkında kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı araştırılmamıştır. Bu sebeple; öncelikle çekişmeli taşınmazın kamulaştırılan kesimi hakkında kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı Ulaştırma Bakanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmalı, şayet kamulaştırma tapusu oluşturulmuş ise Orman Yönetimine; kamulaştırmayı
yapan kurum aleyhine kamulaştırma yoluyla oluşan tapu kaydının iptali davası açmak üzere süre verilmeli, dava açılması halinde temyize konu dosya ile birleştirilmeli, şayet kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulmamış ise kamulaştırmayı yapan kurum davaya dahil edilmeli, delil ve belgeleri istenmelidir.
Bilindiği üzere orman kadastrosunun (tahdidinin) kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. Kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerde özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanmaz, dolayısıyla kamulaştırmaya , alım ve satıma konu olamaz..
Raporları hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu ve … bilirkişiler tarafından yöntemine uygun olarak kesinleşmiş tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları uygulanarak yapılan araştırma, inceleme ve uygulama sonucu ortak düzenlenen krokili raporda; çekişmeli taşınmazın 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, orman sınırları dışına çıkarılmadığı, Yıldırım Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına kayıtlı 1388 parselin sınırları içinde kaldığı açıklanmıştır.
Çekişmeli taşınmaz 1939 yılında orman kadastro sınırı içine alındığından, Ulaştırma Bakanlığı tarafından 21.12.1994 tarihinde (A) ve (B) ile işaretlenen bölümlerinin kamulaştırılması işlemi yok hükmündedir. Aslı orman olan taşınmazlar hakkında özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz. Kamulaştırma işlemi, Ulaştırma Bakanlığına mülkiyet hakkı kazandıramayacağı gibi özde orman olan taşınmazın hukuksal niteliğini de değiştirmez. Aslı orman olan taşınmazlar hakkında oluşturulan sicil kayıtları ve kamulaştırma işlemleri yolsuz tescil niteliğindedir. Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları, 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, kamu malı niteliğindedir. H.G.K.’nun 24/03/1999 gün ve 1999/1-170-167 ve 21/02/1990 gün 1989/1-70-101 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan her zaman açılacak dava ile tapu kaydı iptal edilebilir (H.G.K. 2001/1 – 464 – 470 S.K.). Yine Yargıtay H.G.K. ve ilgili daire kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlar hakkında Medeni Yasanın 1023. ( eski 931 mad.) maddesi gereğince iyi niyet iddiasında da bulunulamaz (H.G.K.’nun 03.07.2002 gün 2002/16-490-586 S.K.). Ancak Ulaştırma Bakanlığı ; 6831 Sayılı Orman Yasasının 17. maddesi ve Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin ilgili (45, 49 vd) maddeleri uyarınca orman yönetiminden çekişmeli taşınmaz üzerinde tahsis, izin veya irtifak hakkı tesis edilmesini isteme hakkı bulunmaktadır.
Mevcut dosya kapsamından dava konusu taşınmazın tamamının 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazın daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde kaldığı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile 1950 yılında ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan mera sicil kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974)
maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanmayacağı gözetilerek Orman Yönetimi tarafından açılan davanın tamamen kabulüne, tapuda 1388 parsel numarasıyla kayıtlı Yıldırım Devlet Ormanının çapı içinde kaldığı anlaşılan çekişmeli 1306 sayılı taşınmazın mera sicil kaydının iptaline ayrıca çekişmeli taşınmazın kamulaştırılan kesimi hakkında kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulmuş ise bu tapu kaydının da iptaline ve çekişmeli 1306 parsel, 1388 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tescilli olduğundan mükerrer tescile yol açmamak için tescil yönünde hüküm kurulmasına yer olmadığına yönünde karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile bilimsel verilerden uzak ve soyut gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Kabule göre de mahkemece taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden hesaplanan nisbi harcın dörtte biri orman yönetimine tamamlattırılmadan taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığı gibi, Hazine 492 sayılı Harçlar Yasasının 1/j maddesi uyarınca harçtan muaf (ayrık) olduğu halde mahkemece takdir edilen karar ve ilam harcının Hazine’den alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve köy tüzelkişiliğinin harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları dışındaki diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimine iadesine 23.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.