YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22
KARAR NO : 2011/2969
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2003 gün ve 3635-4502 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde arazi kadastrosu 1962, ilk orman kadastrosu ise 1963 yılında yapılıp kesinleşmiş, 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B uygulaması 20.08.1990 tarihinde ilana çıkarılmış, askı ilan süresi içinde dava açılmıştır. Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, tapulama paftası ve kesinleşmiş tahdit haritası ölçekleri eşitlenip zemine uygulanarak taşınmazların tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Orman Yönetimi davaya katılmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra müdahil Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, … Köyü 468 sayılı parselin (A)=3360,16 m2 ve 471 sayılı parselin (A)=875,22 m2 bölümlerinin orman tahdidi içine alınmasına, Orman Yönetiminin tapu iptali ve tescil talebi konusunda mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davacı gerçek kişilerin davasının kısmen kabulüne, 463 sayılı parselin tamamı ile 468 sayılı parselin (B)=3952,34 m2 ve 471 sayılı parselin (B)=1374,28 m2 bölümleriyle ilgili orman tahdidinin iptaline ve tahdit dışına çıkarılmasına, davacının tescil istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.01.1963 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 07.10.1985 tarihinde 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B uygulaması ve 20.08.1990 tarihinde 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen dışarıda kalmış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu taşınmazların yörede 1963 yılında yapılan ilk orman kadastrosunda orman sınırları dışında kaldığı, 3302 Sayılı Yasaya göre 1990 yılında yapılan dışarıda kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması ile kısmen orman sınırları içine alınıp, 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, resmi belgelerin uygulanmasına dayalı yapılan araştırma ve inceleme sonucunda da kısmen orman sayılan, kısmen de orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek mahkemece … şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; zaten davacı gerçek kişilerin miras bırakanı … adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların mükerrer sicil oluşturulacak şekilde tekrar adlarına tescili konusunda genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2. bendinin sonunda yer alan “davacının tescil talebi konusunda davanın niteliği gereği mahkememizin görevsizliğine, süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Devrek Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.