Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2287 E. 2011/5796 K. 09.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2287
KARAR NO : 2011/5796
KARAR TARİHİ : 09.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

… parsel sayılı taşınmazlar, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde ayrı ayrı davalıların kullanımında olduğu belirtilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazların Aralık 1934 tarih, 61 cilt, 11 sahife, 1526 sıra nolu tapu kapsamında kaldığından hazine adına yapılan tespitin iptali ile tapu malikleri adına tapuya tesciline, davacılar … ve … ise, dava konusu … sayılı parselin tamamının kendi kullanımlarında olduğundan beyanlar hanesindeki … oğlu … adına olan kullanım şerhinin iptali ile kendi kullanımlarında olduğunun şerh verilmesini ayrı ayrı talep etmişlerdir. Mahkemece davalar birleştirildikten sonra mülkiyete yönelik açılan davaların REDDİNE ve dava konusu … sayılı parsellerin tespit gibi tesciline, davacılar … ve …’in davasının KABULÜNE ve dava konusu … parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde zilyet olarak adına tespit yapılan davalı … oğlu …’in adına olan zilyetliğin iptali ile davacılar … ve …’in zilyet olarak yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 03.03.1993 tarihinde askı ilanı yapılarak 04.09.1993 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli … parsel sayılı taşınmazların yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisine alındığı ve tahdidin kesinleştiği, 1993 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde çalışmalarında da nitelik yitirdikleri nedeniyle orman sınırları dışarısına çıkarıldıkları ve bu işlemin 04.03b.1993 tarihinde kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreleri çoktan geçtiği, bu nedenle 5831 Sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosunun davacı gerçek kişiye mülkiyete ilişkin yeni bir dava hakkı veremeyeceği, davacı …’ın dava konusu taşınmazlarda kullanımının bulunmadığının 09.08.2010 tarihli keşif zaptındaki imzalı beyanı ile anlaşılması, yine … sayılı parselin davacılar … ve …’in kullanımında bulunduğunun anlaşılmasına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik
bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli … parsel sayılı taşınmaz yönünden sicil oluşturulacak şekilde karar verilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 2. bendinin 2. paragrafının 5. satırında yer alan “… ve …’in zilyet olarak yazılmasına” cümlesinden sonra gelmek üzere “ve … sayılı parselin Hazine adına tespit ve tesciline” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.