Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/230 E. 2011/3616 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/230
KARAR NO : 2011/3616
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü … Mevkii 109 ada 2 parsel sayılı 27372 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği, 1981 yılı 20 000m2 miktarlı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiş, Davacı … Yönetimi parselin orman sayılan yerlerden olduğunu, tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 43/3. maddesi gereğince yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası Amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzan bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin öncesi itibariyle kuzey bölümünü orman sayılan yerlerden olduğu, her ne kadar güney bölümü eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmemişse de, etrafı hükmen devlet ormanı olgusu kesinleşen aynı ada 1 sayılı parsel ile çevreli orman içi açıklık olduğu belirlenip, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu sebeple hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak bunun yerine iki numaralı bent olarak “2-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması ve 6 ve 7 numaralı bentlerin numaralarının 3 ve 4 olarak değiştirilmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 31/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.