YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2325
KARAR NO : 2011/5211
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.12.2009 gün ve 2009/1881-1469 sayılı bozma kararında özetle; “mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun çelişkili olduğu, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gereğine ve kabule göre de, çekişmeli parselin taşlık ve çalılık olduğu bildirilen bölümün dosyadaki fotoğraflarına göre yüksek eğimli makilik karakterli devlet orman alanı olduğu anlaşılan parçasının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, nitelik belirtilmeden Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinin doğru olmadığına” değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, Hazinenin davasının KABULÜNE, çekişmeli …köyü 322 ada 2 sayılı parselin tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, ekonomik değeri bulunan yer niteliğiyle tescili gerektiği savıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilen, 1601.08 m2 yüzölçümündeki …köyü 322 ada 2 sayılı kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli …köyü taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 1980 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş olan aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın, 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı yasa ile değişik 2/B madde uygulaması mevcuttur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşen bozma kararı gereğince keşif yapılmadan hüküm kurulmuşsa da, davalı taraf hükmü temyiz etmediğine, Hazine tarafından hüküm taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu savıyla temyiz edilmişse de, bozma kararından önce kesinleşmiş orman kadastro haritası ile komşu parsel kayıtlarının, en eski tarihli memleket haritası hava fotoğrafı ve amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi, ziraatçı bilirkişi ve fen elemanı bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ancak, öncesi ve eylemli durumu itibariyle kısmen orman sayılan yerlerden, kısmen de orman içi açıklığı olduğu, bu haliyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği belirlendiğine, bu tür yerler 4999 sayılı Yasa ile değişik 6931 sayılı Yasanın 7. maddesi ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a ve 26/J maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılabileceği gibi, orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine tahsis edilebileceğine, bu nedenle çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.