YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2445
KARAR NO : 2011/2511
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2009 gün ve 2009/15026-17839 sayılı bozma kararında özetle: “ … Köyü 420 ada 65 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle … … tarafından açılan davanın reddine ve bu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin, Marmaris kadastro Mahkemesinin 12.06.2008 gün ve 2006/551-403 sayılı kararının, Hazine temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.04.2008 gün ve 2008/17842-6194 sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme isteminin de, Dairenin 22.10.2009 gün ve 2009/15028-15472 sayılı kararı ile red edildikten sonra kesinleştiği, bu karar, çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin güçlü delil oluşturduğu gibi;
Mahkeme kararlarına dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, rapora eklenen memleket haritası renkli olmadığı ve çekişmeli parselin çapı memleket haritası üzerine aplike edilmediğinden rapor denetlenemediği, aynı gün temyiz incelemesi yapılan tüm dosyalarda dava konusu edilen taşınmazların eğiminin % 12’den fazla, taşlık, kayalık olduğu, erozyon nedeniyle yer yer ana kayanın ortaya çıktığı, zeytin ve yer yer maki florası ile kaplı bulunduğunun açıklandığı, Çekişmeli parselin orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlara bitişik olduğu, yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Orman Yasasının 1. Maddesinin 2. fıkrasının İ bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar”ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara ait her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmadığı, bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılacağı, Çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu adadaki yüzölçümü küçük dava dışı parsellerden bir yada bir kaçının kadastro tesbitinin Hazine adına itirazsız kesinleşmesinin, çekişmeli parselin de içinde bulunduğu adanın etrafı çepe …, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili orman içi açıklığı niteliğini değiştirmeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği,bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmadığı, zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılacağından, 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içerip, amaç orman bütünlüğünü korumak olduğu, yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturup, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsendiği [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları] , çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleştiği, daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması yapıldığı, başka bir deyişle çekişmeli taşınmazların orman niteliğini belirleyen bir çalışma yapılmadığı, 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince, sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini verdiği, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörüldüğü, O halde, eğimi % 12’den fazla olan tamamen veya maki cinci ağaççıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi ve 6831 Sayılı Yasanın 17. Maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu tür yerlerin 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği, çekişmeli parsel seri bazında yapılan ve 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve karar kesinleştiğinde, doğru sicil oluşturulması için, dava dosyasının, kadastro tesbit tutanağı aslının bulunduğu dava dosyası ile birlikte saklanmak üzere, Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi …” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 420 ada 65 sayılı parselin Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2006/551-2008/403 sayılı dosyasındaki karar gibi tapuya tesciline, işbu dosyanın kesinleştiğinde 2006/551 Esas ve 2008/403 K sayılı dosyası içine konulmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 10.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.